İçeriğe geç
Reklamlar

Ayrılık.

Ayrılık, öyle şatafatlı olmaz hiçbir zaman. İki kişilik değildir. Tek başına kavrulur insan. Ağlayamayacak kadar güçsüzleşir yaş aldıkça..

Sonu vardır, aşkların, arkadaşlıkların. Hatta hayatın sonu. Sondur aslında bizi var eden.

Hangi sarılmanın, son kez sarılma olduğunu bilemezsin..
Hangi yüzü son kez gördüğünü de..


Ses tonunu unutursun, kokusunu da.

Bazen ölüm gelir ayırır, bazen tercih olur.

Hayat her halükarda ciğeri ateş gibi kavurur..

Şeytanlara kızmamak gerek aslında. Ateşten yaratıldılarsa..

Acıdan yaratılmış bir yaratık..

Hepimiz, acıdan yaratıldık..



Hep giden taraf olur mu bilmem,
Her insanın harcı değildir aşk..


Ayrılık, bir nevi, iç çekişlerin artması olur. Bir son, mutsuzluğun sonu olacağını düşünürken, daha fazla derinden huzursuzlaştırır.

Hayatta, hayatın boğazında kalanlar vardır. Bir türlü yutkunamayan insanlar. Karnından yumruk yiyenler. Kan kusamayanlar. Sabah alarmları erteleyenler. Patronuna çıkışamayanlar. Ayrılırken son kez sarılamayanlar. Aramaya korkanlar. Geçmişe inemeyenler..


İnsan da, ayrılıktan yaratılmıştır. Bu dünyaya düşerken, bir dünyadan kopmuştur. Bilir insan yaşayacaklarını, teslim olmuştur.

Aslında bu yolda, hissetmeyi unutur insan. Yaş aldıkça insanlaşır insan..

İnsan olmanın yegane temelidir. Asla kalp sesini duyamazsın. Ama farklılığı istersin. Bir yere ait olduğunu. Hayatta yaşayamadıklarına dair küsersin. Dans etmek istersin. Ağlamak istersin, cümlelerin üzerine. Titrersin. İçin titrer ve gözlerin dolar.

Evet bir kez daha geldin sona.
Hiç gittin mi mezara. Huzurludur oysa, bir sevgilinin göğsüne başını koymaktan daha huzurludur.

Romantiklik mi amaç, insan kalbine inanmadığına dokunabilir mi ? Bir yıldız kaydığında öldüğünü bile bile tutarsın dileği. Bazen olmayacağını bile bile tutarsın.. Uzun zamandır bir ismi dilemedim. Tekrarlanan bir duam varsa, onu yapıyorum şuan.

Ağlamayı unuttum. Şöyle hıçkıra hıçkıra ağlasam. Gitsem bir deniz kıyısına, bağırsam, bağıra bağıra ağlasam. Tükürsem hayatın yüzüne. Sahi hayat kimin yüzündeydi ?

Reklamlar

1 Yorum »

  1. İnsan her şeye alışıyor alışıyor derken kanıksama denen bir durum var, örneğin bizim TV haberlerin de hergün şehit haberleri geliyor, Avrupada bir terör olayı oluyor bütün ülke ayağa kalkıyor. Çevremizde tanıdıklarımız sevdiklerinden ayrılıyor, yakınlarını kaybediyor, bizlerde sevdiklerimizden ayrılıyoruz, yakınlarımızı kaybediyoruz belkide kanıksanması gereken bu ayrılıklar olması gerekirken her defasında sanki Dünya başımıza yıkılmış gibi oluyor. Bir yakınımız ölünce üzülüyoruz da Aşk da ayrılık yaşayınca sanki acı çekiyoruz! Hani bir söz vardır, (Ölüm Allahın emri de şu ayrılık olmayaydı) Tıp her açıya her ağrıya bi ağrı kesici ilaç buluyor da aşk acısına derman bulamıyor. Bu da kişiden kişiye değişiyor, eskiden yaşadığım aşkların güzel hatıraları var hepsi ayrılıkla bitsede, ama acısı yok, bi arkadaşım var bir çok aşk yaşamış 30 sene önceki aşkını anlatsa hala acısını hissediyor, hepsinin acısını ayrı yaşıyor. Galiba bu Dünyada fazla da duygusal olmayanlar daha rahat yaşıyor ya da benim gibi Aşk tan uzak duruyor 🙂

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: