İçeriğe geç
Reklamlar

Bir adım yolculuk.

Biliyorsunuz ki, dergi çıkardık. Bununla ilgili hislerimi, yaşanılanları anlatacağım. Yazarsam bir kitap çıkabilir bu konudan. Ona göre hazırlıklı olun..

Her sonucun, elle tutulur her şeyin birer hikayesi vardır. Ve emin olun, en güzel başarılar kaybedilişten gelir. Ben bu yolda çok kayıp görmedim ama, her şeyi tek tek anlatacağım..

Bir abim, sevdiğim bir yazar. Lakabı Başarısız yazar. Her defasında da, başarısız yazar başarılı oluyor diye takılırım. Her şey onunla başladı. Kendisi bloglarımı okuyup ilklerde eleştirmiş bile 🙂 Bende ilk gördüğümde çok iyi bahsetmiyordum kendisinden. Tanışmamız baya ön yargılı oldu.

Sadece beklemiş. Benden pek umudu yokmuş ama bende ki farklılık her gün yazmam olmuş. Ve her yazdığım bir öncekinden daha iyi oluyormuş. Öyle dedi çok zaman sonra.

Bana yardımcı oldu. Bir kaç kitap hediye etti yazarlık üzerine. (hala okumuş değilim) 🙂

Çok oku çok yaz dedi, boş ortamlarda takılma dedi. Kendisi bana hem baba hem dost hem bir öğretmen oldu. Ben vazgeçtim o inandı. O destek oldu ben köstek oldum. şaka yapıyorum. 🙂



Sonra bir zaman, dedim ki ben bir projede görev almak istiyorum. Böyle önemli bir iş, koşturmak. Mesela doğaya katkı bile olur dedim. Oda bana öyle mi o zaman seni müdür yapıyorum bu işe dedi. Henüz ortada dergi yok. İlk defa o gün, dergi çıkaracağız dedi bana..

Bende bir heyecan. Taslak çiziyorum. Derginin adını düşünüyoruz. İçeriğini. Farklılık arıyoruz hep. Hala o karalamalar duruyor defter arasında. Slogan bile bulmuşuz o derece..

Sonra derginin adı BUMU olacaktı. Buse Murat hem isimlerimizin birleşimi, hem iki otrtak. Hem de Açılımı şöyle, Dünya bumu ? Hayat bumu ? Sevgi bumu aşk bumu, çorlu bumu diye gidiyor.

Güzeldi aklımıza yatmıştı. Ama değişti. Olsun Biz Avare’yi de çok sevdik..

Bu konu ilk olduğunda, Bir kaç kişiye söylemiştim. Ve biliyor musunuz inanmadılar. Hatta annem bile inanmadı. Çünkü inanmazlar ki. Ben olsam bende inanmam. Hatta anneme demiştim ki, çıkınca ödeşiriz demiştim. Tabi o günden sonra çok destek oldu her konuda. Sanki dergi ailemin gibi konuşmalar yaptık. Babam çok ayrı. Ona ilk söylediğimde gözleri parladı. Ve ilk tebriği babamdan aldım. O an unutulmuyor. İnsan en çok ailesine sevinip üzülüyor. Ben kaybedersem bu hayatta ailem gelir ilk aklıma. Kendimi çok düşünmem. Benim için kayıp önemli değil. Ama ailem, adına o yüzden daha dikkat ediyorum buna..


Sonra çevremdekiler de çok dalga geçti 🙂 Hemde nasıl. Çok küçümsediler. İsimleri hala aklımda. Unutmam arkadaş yazdım ben bu kişileri kenara. Ve bu kişilerin hepsi çok yakınım olması, çevremde olması üzdü. Çünkü inanır mısınız, asla tebrik ederiz diye gelmediler bana. Aksine hep bir eleştiri. Küçümseme oldu. Hatta o yazar değil, diyenler oldu. Yazdıklarımı okuyup beğenmeyenler. Eleştirilere daima açığım. Ama yazı üzerinden, karakterimden değil. O kişiler bana yazar demeden önce çokça bir okumaları gerekiyor. Edebiyat yoluna girmeleri. Çünkü edebiyat derste gördükleri kadar basit değil. İki aşk şiiri de değil. O yüzden, benim yürüdüğüm yolu yürümeleri gerekiyor, benim bakış açılma bakmaları gerekiyor. Bu insanlar hayatında bir kere kitap okumamış insanlar. Beni de karşılarına alarak biraz hata yaptılar.

Biliyor musunuz ben 2 senedir bu sitedeyim, 4 senedir bu yazma işindeyim. Lisede öğrendim bu yönümü. Hatta öğretmenime söz verdim, ya sizin gibi bir öğretmen ya bir yazar olacağım diye. Tamı tamına 4, 5 senedir yazdığım halde bir kere bile kendimi yazar olarak tanıtmadım.

Ne zaman kendime yazar dedim, şu bir kaç ay içinde. Çünkü sizler öyle gördünüz beni. Sizler sürekli yazdıklarımdan bahsettiniz. Bu bana cesaret verdi. Kabullendim bu durumu. Yazdım, meğer yazmak bir nevi kahraman olmakmış. Film kahramanları gibi evet.

Dergiye geri geliyorum. Başarısız yazarla çok fazla kavga ettik. Çünkü ben a desem o b diyordu. Bir kaç kez yarı yolda bıraktım. Ama bir yanım hep orada olmak istiyordu. Denemekten zarar gelmez öyle değil mi ? Sonunda birbirimizin triplerine alıştık. Hatta dün yine kavgalıydık, bugün barıştık..

Dergi rüyama çok girdi. Bunun hayaliyle yaşamak çok güzel bir duygu. Emek veriyorsun. Senden bir parça. Ve en başında diyorduk asıl elimize aldığımızda çok farklı olacak. Koştuğun iş ilk defa enerji veriyor sana.

Hayallere dokunulabiliyormuş arkadaşlar. Biz bir hayal kurduk ve o hayalin peşinden gittik. Ve bunu inanın para için yapmadık. İlk hedefimiz maneviydi, edebiydi.


Yazı stilinden kapağına her şeyini düşünüyorsun.. Ruhunu koyuyorsun ortaya.

Son günler ise, yılmıştık. Matbaa ile olan sıkıntılar, baskının gecikmesi. Bazı arkadaşlarla anlaşamadık. En sonunda dedim herhalde gelmeyecek. Ama bugün elimdeydi..

Bir 15 dakika bir deste dergiye sarıldım bırakmadım. Hatta masaya bıraktığımda elim üzerindeydi. Ortam müsait olsaydı sanırım ağlardım. 🙂

O heyecan mükemmel bir şey. Eve geldiğimde, evin içinde dolaştım. Bir odanın içinde bir o yana bir bu yana. Telefonla konuşurken hep yaparım da. Öyle durduk yere ilk. Hatta annem ne geziniyorsun otur demişti. Saat 12 olmuş hala içimdeki heyecan sönmemiş..

Annemin babamın fikirleri. Böyle güzel karşılayacaklarını tahmin etmedim. Bazı fotoğraflar bana ait içinde. Hatta kapak fotoğraflarını ben çizdim. Babam dedi ki, daha güzel fotoğraflar çek böyle, galatayı, kız kulesini falan.

Babam normalde bu tarz işlere boş iş der. Bilmem anlatabildim mi..?

Dergileri kucaklayıp yazarlarımızla buluşmuştuk bu gün. 2 ay sonra, ilk defa bir araya geldik. Tanıştık. Hepsi çok sevecen insanlar. Bir masa grup, saatlerce dergi kurcaladık. Okuyanlar, fotoğraflara bakanlar, fikirlerini söyleyenler. İlk defa böyle bir ortamda bulundum..

Ve hepsi, normalde farklı işler yapıyorlar. Ben mesela garsonum. Ve soranlara paspas çekmeyi çok seviyorum diyorum. Espri yapıyorum sanıyorlar. Oysa gerçek. Asla kınamam. İşimi severek yapıyorum. Diğer yazarlarımız da her meslek grubundan. Avukatı, güvenliği, doktoru, makine üzerine çalışanlar, öğrenciler. Bu mükemmel bir duygu. Emin olun çoğu yer, hakkımda bölümünü anlatır kabartır. Bizim hayat hikayemiz bu. Dergide hep farklılık istedim. Farklı eşsiz olsun istedim. Meğersem dergi en başından farklıymış. Diğer dergilere baktığınızda, yazarların hepsi ünlü. Diplomalı. Profesyonel. Bizim ise halk arasından kişiler. Bizi bir araya getiren bir yer burası. Demek ki konumun ne olursa olsun, bir noktada kahraman oluyorsun.. Düşünsenize, en güzel şiiri yazmış kişi sizin yanınızdan geçmiş. Değer bilinecek efendim. En azından ben emek verilen bir konunun değerini biliyorum. Bizim yazarlarımız gerçekten bir kahraman.


Yazar arkadaşlarımızla masada otururken içlerinden bir beyfendi bana dedi ki, gözlerin hala çok parlıyor diğer arkadaşın gözlerinin parıltısı geçmiş ama benimkisi hiç eksilmemiş, hala üzerimde o heyecan varmış öyle dedi..

Üzerine de ekledi, dergideki şiirin de duygulu olduğundan bahsetti.

Biliyor musunuz, insanlar benim ne kadar iyi bir yazar olduğuma hiç bakmadılar. Yazarlıktan önce samimiyet gelir..

Umarım sizler benim bu ufak başarımın kat ve fazlasını yaparsınız.

Benim ise tek amacım insanlara ayna olmak. Bu site onun için açıldı. İnsanları tutup yerden kaldırmak. Umut vermek.

Eğer bir gün gerçekten bu yolda parlarsam, bir gün garson olduğumdan özellikle bahsedeceğim.

Sizleri seviyorum.

Dergi şuan sadece Çorlu’da Boyut Kitap evinde, Jupiter kafede ve İlhan kitap evinde bulunmakta..

Farklı şehirdeki arkadaşlara kargoyla gönderiyoruz.

Yeni olduğumuz için bazı sıkıntılar oldu. Türkiye’nin her yerine ulaşması için çalışmalar devam ediyor.

Bu Avare’nin ufak bir fragmanı..

Nazar boncuğu varsayın..

Reklamlar

4 Yorumlar »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: