İçeriğe geç
Reklamlar

İnsan tanımak, kendinizi tanımaya benzer.

Yüzyüzeyken Konuşuruz – Ölsem Yeridir

Benim hayatta en sevdiğim konuymuş meğer, insan tanımak.

Bu öyle önemli kişiler falan da değil. Her çaptan. Hatta her insanın taptığı, beğendiği kişileri ben sevmiyorum. Benim sevdiğim insanlar düşüncesi olan insanlar. Hayatı sorgulayan, yarım kalan, saygısı olan..

Öyle kişiler tanıdım ki bir sene boyunca, hatta çok samimi olmadığım, sadece merhaba diyerek tokalaştığım kişilere bir gün geldi yardım istedim.

Diyeceğim o ki, karşınıza çıkan her insan önemli, her insana işiniz düşebilir, bazıları sınav olabilir, bazıları destek çıkar, bazıları ise gider..

Benim hayatımda sadece benim yaş grubumdan insanlar yok, Benden küçüklerle de anlaştım, büyüklerlede..

Hatta bakkalcı amcam var, hayatımı bilir, esnaf deyip geçmeyin. Belki beni herkesden iyi tanır. Çikolata alırken, düşüncelerimi rahatlıkla söylediğim bir amcam. Hayatımdan söz ettiğim, hayatımdaki gelişmelerden, hayatıma girenlerden. Ve bu o kadar iyi geliyor ki, insanlar neden terapistlere gider bilir misiniz ? Ne yapar psikologlar, sizi bir koltuğa yatırırlar, ve konuşun derler. Siz anlatır, içinizi döker, ağlar ve anlatırsınız..

Bu sizi bir tık daha iyi hissettirir. Çoğu kişi, kendini veya duygularını körü körüne anlatmaz, korkar, yorum almaktan. Ki yakın arkadaşlarımız pekte anlamaz..

Yazmanın bu gibi bir avantajı var, ben üzülsem, mutlu olsam burada buluyorum kendimi. Normalde yazmam için, o duygunun dolup taşması gerekiyor..

Bu yazma olayını, günlük iş gibi yapmam gerekiyor, diş fırçalar gibi, su içer gibi. Sürekli düşüncelerimin klavyede, satırlarda gezmesi gerekiyor.. Yazmak isteyenlere tavsiyem, çok okuyup çok yazsınlar. Her gün yazsınlar.

Sahi ben neden konudan konuya giriyorum..

Nerede kalmıştık..

Orta yaşlı, hatta yaşlı kişiler tanıyorum. Hepsi, bende bir iz bırakıyor. Sohbet etmeyi seviyorum, insanların hayatıma dokunmalarını seviyorum. Zaman ayırmayı seviyorum..

Çevremdekiler, çok eleştiriyorlar. ”Neden yaşıtlarınla takılmıyorsun ?” gibi sorular alıyorum.
Ben takılmıyorum ki kimseyle..

Ben insanlarla sohbet ediyorum Ben bir insanı yolda gördüğümde mutlu oluyorum. Bir kişinin yazdıklarıma yorum yapması hoşuma gidiyor.

Benim için değerli olan insanları, bana mutluluk veren kişileri neden atayım ki hayatımdan, hemde insanların eleştirileri için?

Bu hayatı hiç bir zaman başkaları için yaşamadım ben..
Yaşamam da, kim ne düşünürse, kim hakkımda ne konuşursa, bundan korkmuyorum. Konuşsunlar diye yapıyorum.. Gözlerine sokuyorum.
Yapmam gerekeni yapıyorum ben.

Şimdi sen, o kadar yer edinemediysen hayatımda, o kadar değerin yoksa, hayatımda olanlara karışamazsın ki..

Ben karar veririm buna, dilediğimi dilediğim zaman çıkarırım hayatımdan..
Ki bir insanın da, hayatından çıkması beklenemez.

Muhakkak karşılaşacaksın o sokaklarda..

Dediğim gibi,, insanlar benim için bir basamak..

Şuan etrafımda kim varsa, özel. Ve bu kişiler sürekli değişir.
Siz neyle uğraşırsanız, o işle uğraşan kişiler gelir.

Diyeceksiniz ki bu yazar bizi kandırıyor. Ne saçmalıyor..

Yav hayatın kendisi saçmalıkken, bence bu söylediklerimde bir hak payı var.

Neden çünkü, bir ara gitar çalmak istiyordum. Ve emin olun, gitar çalan arkadaşlarım oldu birden.. Okuyorlarsa selam olsun..


Sonra aklımda projeler vardı, ama bir adım, bir güç yoktu içimden. Zaten insan nereden başlayacağını da bilmez..

İşte tam orada Allah size birini yollar. O kişi gel der, şunları yapacağız.
Size güç verir, Hatta kendinizi farklı bir yerde bulursunuz..

Ve bunun cevabını merak edersiniz. Bunu ben mi yaptım? Bunu benim hayatıma giren kişi mi vesile oldu ? Yoksa bu zaten kader miydi..?

Sorular bunlar, cevapları da olağan şeyi değiştirmez bence.

İnsan öyle de böyle de kendisi olur..


O yüzden diyorum ya, bir ayrılık bile, size çok şiir yazdırır.

Bir insan sizin gözünüzde kötüyse, bunu değiştiremezsiniz. İsterse size iyi davransın. İsterseniz onu sevmeye çalışın. Bazı duygular gitmez..

Bir insan ya iyidir gözünüzde ya kötüdür.

Bu arada, öyle uzak dahi olsa kişiler.
Sadece yüzlerini bilseniz, sohbet etmediğiniz, sizi gerçekten tanımayan kişiler bile bir gün dokunacaktır, hayatınıza. Demedi demeyin, izleyin.

Biriyle tartıştığınızda, kendinizi göreceksiniz
Tartışmalar güzeldir. O kişinin gerçek yüzünü de gösterir..

Son söz olarak, sakın ha sakın insanları basit görmeyin. Şuan sadece bir iş arkadaşı olabilirsiniz, beş sene sonrayı bilemezsiniz. Şuan sadece selamlaştığınız bir yüz olabilir, bakarsınız birlikte iyi işler yaparsınız..

Yani, farkında olun, olayların insanlarla ilişkisi çok.
Ama tabi, insanlar olayların bir tık gerisinde kalıyor..
Önemli olan, o anı yaşamanız, o insan değil.
İnsanlar elçi, unutmayın.



Düşünsenize, masmavi koskoca denizin üzerindesiniz. Ve denizden başka hiç bir şey görünmüyor.. Siz tek başınıza gidemezsiniz. Destek gerekiyor. Bu insanlar da, sizi uçurmak için elinizden, kolunuzdan tutuyorlar.
Birazı, biraz tutar elinizden. Birazı, daha uzun.. Amaç sizi adaya çıkarmak
Ve oraya vardığınızda, hepsi ardınızdan gülümseyecek..
Hatta kırgın olduklarınıza bile el sallayacaksınız..

Hayat işte bu, Konu kimin ne kadar yara bıraktığı değil, konu sizsiniz..

Ha bu arada ufak bir not, kimseye de muhtaç değilsiniz. Bir insan yoruyorsa sizi, acıtıyorsa, yararı yoksa bir elvedaya bakar. Ha sürekli görmek zorunda kalıyorsanız, mesafenize bakar..

Mesafeler iyidir, değerinize değer katar.

Eklemeden yapamayacağım, bir insanda hem kalp vardır, hem akıl. Kalp derki, ”ondan gitme, onu seviyorsun”. Akıl der ki, ”o sana göre değil”. Sürekli söyler bunu. o kadar çok hatırlatır ki, önemli olanın duygu olmadığını anlarsınız..

İşte tam da burada, doğru insan dediğiniz kişi, hem aklınıza hem kalbinize uyar.



O yüzden, kalbinin sesi mi? Yoksa içinizdeki kişi mi ? Arada kalmayın. Bir insanda kötü hisler öndeyse gidin zaten, durmanın manası yok.

Ve gerçekten, insan defalarca sevebilir, sadece kalbi açık olsun buna.

Sizleri çok çok öpüyorum, zaman zaman gelen yorumlar beni şımartıyor. Kitap çıkar diyenler oluyor. Henüz kendim tam hissetmiyorum bu konuda. 🙂 Ama öyle 5 -10 sene de yok, sadece bir kaç dönem var kitap çıkmasına..

Bu arada güzel bir haber vereyim, Çorluda bir dergi çıkarıyoruz. Tam oturmadığı için detaylı bilgi veremiyorum ama, amatör yazanlar bile değerli bizim için. Hatta daha bi çok, çünkü yazarım diyenler kötü yazıyor. Bazen yazarlıkla alakası olmayanlardan güzel fikirler çıkıyor. Deneme, şiir yazan fotoğraf çeken kişiler ulaşsınlar bana muhakkak. Okullar arası yarışmalar olacak. Her insanın adı geçebilir dergide. Yazar kadromuz şuan oluştu. Ben derginin hem sahibi, hem yazarı olacağım. İnsanlara şans vereceğiz, Edebiyatla alakası olmayan kişilerin önünü açıp düşünceleri de değiştireceğiz.. Umarım yolumuz açık olur, desteği olan güvenen çok insan var. Hatta ben henüz bu işlere koşmazken bile, benim farklı olacağımı bilen kişiler oldu. Onlara buradan teşekkürlerimi iletiyorum.. Her iyinin de kötüsü varmış ya, eleştiriler tebrikten çoktu. Yorumlar, hatta kötü düşünceler, ön yargılar oldu. Siz öyle düşündüyseniz bu sizin sorumluluğunuz. Düşünceler kişiye aittir, karşısındakine değil. Yani, bu bir kere bile tebrik etmeyen, kıt düşünceli insanları not ettim, bir gün sakın karşıma geçip yardım istemesinler..

Nedense insanın çok yakınları yakın olmuyor. Uzağındakilerin daha yardımı dokunuyor..

Ve burada sonlandırıyorum.. Siz farklı olun, siz mutlu olun. İyi geceler..


Reklamlar

4 Yorumlar »

  1. Sondan başlayayım, inşallah hayırlısı olur, eminim dergi çok güzel olacak. Sadece bu tür işlerde değil her işinde, her atılımında, iyi yada kötü herkes akıl verir ama kararı sen verirsin, işin sonu iyi yada kötü sen sorumlusun, çünkü en son kararı sen verirsin. Yazının yazılma sebebi seni bi kaç kişi eleştirmiş, yani birazda kızdırmış hayatına karışırcasına 🙂 Yazının içinde nasihat da var öfke de var! Bazı arkadaşların belkide iyi niyetle seni uyarmak istemiştir herkesle arkadaşlık etme diye, herkesle konuş sohbet et ama herkese de güvenme anlamında uyarmak istemiş olabilirler. Zaten herkesle iyi olamazsın, eğer iyiysen sende bir sorun var demektir. Sanırım yine yazdığını okumadan yayımlamışsın 🙂 anlatmak istediğin ile anlattığın farklı olmuş, İnsanlara değer verin, küçük görmeyin, hepsine aynı saygıyı göstermemiz gerektiğini vurgularken hep sonunda sanki bir çıkarın varmış gibi bağlıyorsun ve bunu özellikle söylemem gerek, o konuyu biraz açman gerekirdi yazıp bırakmışsın ( insanlar benim için basamak ) demişsin!!! Bence bu yazıyı bi gözden geçir bir daha yayımla, yada ben yanlış hislere kapıldıysam özürdilerim. Tekrar söylüyorum senin art niyetli olmadığını biliyorum ama yazı sanki öyleymiş gibi anlaşılmasına sebep oluyor 🙂

    Liked by 1 kişi

    • Güzel bir yorum 😂 Eleştirilere daima açığım. İçimden gelenleri yazdım. İnsanlar basamak konusuna gelince. Yardımlarının olduğundan bahsettim. Her insan biraz kalır hayatımızda, ve hepsi biraz bir şeyler katar bize. Düşüncelerimizi değiştirir. Kısacası bizi değiştirir. Nasıl hayatta bir sene önceki sen, şuanki sana benzemiyorsa. İnsanlarda böyledir. Zaman gibi işlerler. Her insan farklı el uzatır. Bahsetmek istediğim buydu. Daha önce de buna benzer bir yazı yazmıştım. Her insan basamak cümlesi oradan geliyor. 🙂 Bu yazı burada kalsın. Bir kelimenin on farklı anlamı vardır. Bir şiiri bugün okusan farklı duygular anlatır, bir kaç ay sonra ise bambaşka duygular. Her okuduğunda ise farklı cümleler dikkatini çeker. 🙂

      Liked by 1 kişi

  2. Zaten kötü niyetle yazmadığını biliyorum, öyle olsa yazmazdın. Yine art niyetli insanların çıkaracağı sonuç bu olacaktır bu yüzden uyarmak istedim 🙂

    Beğen

Buse Malkoç için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: