İçeriğe geç
Reklamlar

Size bir sır vereyim,


Kaan Karahan & Cenk Eşgin – Belki Zamanla

Tam bulunduğunuz noktayı, sevmiyor olabilirsiniz.
Kim sever ki oda doğru.
Yerinizden şikayet ediyor olabilirsiniz; işinizden, patronunuzdan, arkadaşınızın sizi anlamamasından, sevgilinizin ilgisizliğinden, aldığınız paradan…

Hatta hayatınızdaki kişilerden şikayet ediyor olabilirsiniz.
Bazen de kendinizden.. Bazılarımız hataları karşı tarafa yüklerken, vicdanlı olanlarımız, hep kendinde suç arar. Bu hayat böyleyse benim yüzümden!
Der gibi.. Yada kendi huylarınızı sevmezsiniz. Şşt, kimsede suç yok.
Her gün yaptığınız rutin işlerden şikayet ediyor ?
Bazen kendinizi küçük görüyor olabilirsiniz.
Evet aslında yukarıdan bakıldığında dünya bile küçük kalıyorken, küçüksünüz..
Lakin içinizdeki kişi, içinizdeki güç, ne vücudunuza sığar nede evrene. Bilmiş olunuz..

Bazen tek amacınız işe gidip gelmek, çocuğunuz varsa ve ev hanımıysanız onlara yemek yapmak, ve hayatın sıradanlığı. Bir erkekseniz iyi bir işinizin ve iyi bir maaşınızın zorunlu olması, öğrenciyseniz sınavlarda başarı, çevrenin beklentisi olarak güzel bir meslek sizin için zorunlu hale geliyor..

Kırın düşünceleri, standartın içinde bile olay var. Sürekli yaptığınız işin içinde bile fark var. Bir ders var. Hayat bu, her konudan yol gösterir.

En iyisi olmak zorunda mı hep ?
Yada biz bu hayatta sadece para kazanmak, kariyer yapmak için mi varız..?
Sadece evlenmek için mi ? Yada okulu bitirmek ?

Ben size söyleyeyim, bulunduğunuz yer, iyi olsun kötü olsun fark etmez. Çevrenizdekiler sizi sinir edebilir, sınanabilirsiniz. Aslında hepimiz olması gerektiği yerdeyiz.. Bir yerde bulunuyorsanız, orada görmeniz gereken bir konu vardır. Ve insanlar, neden dünyada milyonlara insan varken, bir kaçı hayatınızdadır.. Seçilmişler mi ? Belkide. Sonuçta bir insanın yüzüne bakıyorsan, sohbet ediyorsan. Mutlaka onun senden, senin ondan öğrenmen gereken bir konu vardır..

Olması gereken kişileriz.
Bu hayat bizi sadece kendimize sürükler..
Ha bir tecrübe fazla bir eksik..
Tecrübe görmek için değil aslında. Nasıl olsa öleceğiz değil mi ?
Bizene bir insanın güveni nasıl yok oluyor..
Bizene, insanlar nasıl konuşuyor.
Bizene kötü günümüzde kim yanımızda kalıyor..
Olay sadece tecrübe değil..


Şimdi size sadece tek bir soru ?
Cevabını görmek görmemek sizin elinizde..

Cevabı bende değil sizde…


Siz gözlerinizi kapattığınızda ne görüyorsunuz? Kendinizi nasıl görüyorsunuz.?

Nerede, ne iş yapıyor olarak..?
Nasıl hissediyorsunuz bununla alakalı..?

Mesela bazı insanlar gözlerini kapadığında sadece mutluluk görür. Kendisinin çok çok mutlu olduğunu.. Çünkü, o duyguya uzaktır.. Yada uzak demeyelim, aklına geliyorsa yakındır olması..

Bazıları hayat dostunu görür, eşini.. Onunla gülümseyerek yemek yemek, çiçek ekmek bahçeye. Tatil günlerini onunla geçirmek, gözlerinde ufak bir evin sıcaklığı belirir.

Bazılarımızın gözünün önüne gelen, yurt dışında olması. Şehir şehir gezmesi. Yeni insanlarla tanışması, tarihi yerlerden girip çıkmak. Sokak sokak gezmek elinde fotoğraf makinasıyla her gördüğü ilginiç, güzel kareyi çekmesi.. Keşfetmesi dünyayı.. Yeni kültürlerin, farklı lezzetlerini denemesi.


Bazılarımız, kendini o kadar iyi tanır ki, bir zaman sonra ne gibi yerde, nasıl işler yapacağını tahmin eder. Çok net göremesede, farklı olduğunu hisseder. Daha da ötesi, ölmeden önce o kişi o olmak ister. Her insaın hayalinde, bir kahraman vardır. Onun için çabalarız. Şu an ona uzak olsakta, o içimizdedir mesela.

Size bir sır, ufak sır. Düşünceleriniz. En küçük düşünceleriniz, hisleriniz geleceğe ufak bir ışık tutar..

Bir yol var, her insanın bir yolu var. Ve inanır mısınız o yola iten bir şey var..
Öyle de böyle de o yolda olacaksın.. Kaçamazsın. Erteleyebilirsin ama muhakkak olacak..

Ertelersen mutsuz olursun. Kendini bulduğunda, kim olduğunu öğrendiğinde gerçek mutluluğu tadacaksın..

Dedim ya size, düşünceleriniz gelecek hakkında ipucu diye..

Bir insan durduk yere bir çabaya girer mi ?

Durduk yere ben bugün bunu yapacağım der mi..?

En basitinden iş yerinizden istifa etmek istiyorsunuz..
Neden ? Çünkü farklı bir yerde sizi bekleyen bir olay var. Sizi oraya sürükleyen..

En basitinden, yabacı dil öğrenmek istiyorsunuz. Neden biliyor musunuz.? Çünkü bir kaç sene sonra, dil işinize yarayacak.. Siz sadece bugün zemin hazırlıyorsunuz, farkında olmadan.

Aslında siz yaptığınız en ufak şeyle, geleceğinize kapı açıyorsunuz..

Basit bir an yoktur hayatta.

Nerede olursanız olun bir sebebi var, bir basamak her insan her olay, her mekan..


Sadece hissetmeyi, düşlemeyi bırakmayın. Baş ucunuzda kalsın..

Bir örümcek ağı benim için hayat..
Birbirine bağlanan olaylar..

Nasıl bir ilişkide sürekli geçmiş dile getirilir ya, hatalar yüzüne vurulur..
Nasıl seneler önce olan bir haksızlık tam 10 sene sonra bile gün yüzüne çıkar..

Böyledir hayat. Geçmez aslında. Dünde, bugünde bir canlı gibi yaşar..


Ben ki, buradaysam bunları yazıyorsam, ve sizler okuyorsanız bunların bile sebebi var..

Bir kelime deyip geçmeyin lütfen, bazen uyuyan bir düşünceyi uyandırır. Bazen tercüman olur, bazen okuyanın hislerini alır yere vurur, bazen alır o kişiyi ayağa kaldırır…


Evren de böyledir ya, dans eder sürekli. Durmaz yerinde. Aslında tek isteği, onun elinden tutup, sonra da kimsenin eline dokunmadan kendi dansını sergilemek..



Saat 3.59 yazıyı bitirdiğim saat..
Erken kalkacağım bir de 🙂

O halde mutlu kalın!
Yapın bunu..

Reklamlar

6 Yorumlar »

  1. Bazen bir şeylerden şikayet etmek, beğenmemek iyidir (herşeyden şikayet etmek, mızmızlık etmek değil) daha iyiyi bulmak için. Hayal kurmak güzeldir ama hayallerinin esiri olmamak gerek, gerçekleşmediğinde yıkımı ağır olur. Hayal kur ama fazla plan yapma, hayat bazen planları bozmak için uğraşır önüne engeller çıkarır, pür neşe bir yere giderken bi araba çarpar gözünü hastanede açarsın, dost dediğin insanlar arkandan kuyunu kazarlar yükselmeye başladığında… Bunu bizzat kendim yaşadım ve darbe en yakın arkadaşlarımdan geldi 😦 İşimden ve sevgilimden ayırdı dostlarım. Artık biliyorsun beni hayatın akışına bıraktım kendimi, örümcek ağı örneğini vermişsin kendimi gördüm orada, galiba bir önceki hayatımda örücektim ben 🙂 ağı yap ve bekle çaba göstermeden 🙂 İşin şakası ama bak benim tembelliğim olmasa seni tanıyamazdım, seni tanıdım hem okuyorum hem yazıyorum, benim tembelliğim senin çalışkanlığın bizi karşılaştırdı. Nasıl olsa öleceğiz demişsin, insan öleceğini bilir ama inamaz, hiç ölmeyecek gibi yaşar eğer gerçekten öleceğine inansa ve bunu beklese kesinlikle hiç bie şey yapmaz, çaba göstermez ha bugün ha yarın nasıl olsa öleceğz der ve bırakır. Bilim hep ölümsüzlüğü arar, daha uzun yaşam için çabalar. Eğer öleceğine inansa insan, gerçekten bi cennetin varlığına inansa insan(en dindarı bile) ölmek için acele ederdi, yaşamak için mücadele etmezdi, aslında hepsi bir cennet var desede aklının bir köşesinde şüphe vardır itiraf edemediği 🙂 Neyse fazla uzatmayayım, senin yazın güzel olunca okuyup okuyop yazasım geliyor 🙂 Gerçekten çok beğendim eline yüreğine sağlık. İyiki tanımışım seni, bildiğimi ve yaşadığım hayat tecrübelerimin farkında değilmişim bunları açığa çıkarıyorsun.

    Liked by 1 kişi

    • Yılın en uzun mesajı ilan ediyorum bunu.. Evet iyiki tanımışız birbirimizi. İnsanlara dokunmak güzel bir duygu. Bana kalsa ben ne zaman içim dolar ozaman iki satır karalarım. Ama siz yazın diyince yazmam gerektiğini anlıyorum. Gerçekten daha fazla zaman ayırmamam gerekiyor yazma okumaya.. Geliştirmek için. Başa gelince her cümlenizde haklılık payı var. Bana ise derler ki sonunda üzüleceksin, o insanlar seni yarı yolda bırakacak. 1.siz kimin ne zaman gireceğini bilmeyiz belki bunu söyleyen ilk gider. 2.si ise ayrılık olacak diye aşkı ysşamayanlardan, ölüm var diye hayatı yaşamayanlardan. İnsanlar sırtımdan vuracak diye güvenmekten uzak duramam. Hayat gerçekten bizim yanımızda. Ufak bir aksilik olduğunda fark ediyoruz. O yüzden bazen gerçekten düşünmeden yaşamak gerek. İçinden geldiği gibi.. plansız. Hayal iyidir. Çünkü her işin başı hayaldir. Düşüncedir.. Çok çalışkan olduğumu düşünmüyorum. Bence sizle ortak yönümüz çok ki burada buluştuk. Yorum için teşekürler.. İyiki varsınız. Ve düşünmekten. Kendi düşüncelerinizin olduğundan korkmayın.. Ve ben seni değerlendireceğim abi. Gör bak. Bu yaşında neler yapıyorsun şaşıracaksın. Kafaya koydum artık..

      Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: