İçeriğe geç
Reklamlar

Çocukluk, yetiş’kinlik, yaş’lılık..

Etrafınızda ufak bir çocuk olmadan, anlayamazsınız bunu. Aslında bizler de, hepimiz geçti o minik dünyadan. Ağladık, güldük. Büyümek istedik bir an önce..

Enerjimiz! Konu da bu ya, Hiç fark ettiniz mi, yanınızda duran çocuk neden bu kadar enerjik..? Hatta yerlerinde durmazlar. Bir oraya, bir buraya..

Yahu bu çocuklar, yorulmaktan hiç mi anlamaz?

O zamanlarda, tek düşüncemiz oyundu.. Aslında yanılıyorum. Tek düşüncemiz bu değildi. Masumduk biz çocukluğumuzda..

Henüz daha, kırılmamıştık. Kağıttan gemi yapar gibi, hayaller kurduk. Su altında kalacağını bilmeden hayallerimizin, inandık buna..

Aslında sadece oyun değil, bir çocuk aklı, bir yetişkin aklından daha değerlidir..

Biz insanlar, hayatı mantıkla görürken. İşe tecrübe, maddiyat girmişken, onlar ise sadece insanlık peşinde..

Bir çocuk, asla ayırmaz, yadırgamaz. Yargı yoktur. İnsanın iyi huyunu sever sadece. Biri gözünde iyiyse, kahramandır daima.. Eğer kötülüğünü gördüyse, sivri dişli canavara dönüşür..

Bir çocuk, dünyayı en net o zaman görür, o yaşında. 7 yaşında..

Böyle anlamsız anlamsız bakmaz ki dünyaya, Örneğin bulutların tanrı olduğuna, ağaçların konuşup gece yürüdüğünün hayallerini kurar..

Daha henüz o yaşta, dünyanın sadece düz bir yer olmadığını kavramış demektir..

7 yaşlarımda, resim çizerdim. Çimenlerden oluşan düz bir zemin. Üzerinde ben, babam, annem.. Bulutlar. Ufak bir ev, güneş..

Bendeki dünya, dümdüzdü, ölüm kavramını bile kavrayamadım..

Bendeki dünya galiba, öyle yuvarlak değildi. Dönmezdi giden 🙂

Ve sürekli yuvarlak çizerdim, 8′ e benzerdi, bu sekiz benim için önemli. Kendime uğurlu sayı yaptım 8’i.


Bu bilgisel bir yazı değil ama, düşünceler var içinde..

Şaka gibi değil mi ?
Bir çocuk hayatının en elinde olmayan yerinde enerjisini harcıyor..
Koşuyor, düşüyor, terliyor, yerinde asla durmuyor..

Bir yetişkin olduğunda kendini bir tık geri çekiyor..
Daha çabuk yoruluyor. Koşacak enerjisi kalmıyor, çalışmaktan olsa gerek..
Çoğu konular elindeyken, cesareti gidiyor birden, eski çocuktan eser yok!

Ve yaşlılık!
O muazzam gün.
Hayat birden, yavaşlıyor. Yada siz..
Aslında her insan, koşturmaca içinde, biri evlilik yıl dönümünü kutlamak için acele eder, bazıları eve gidip dinlenmek için, bazıları harıl harıl alışveriş yapar, bazıları çocuğunun peşinde parkta dolaşır.. İnsanlarda hep bir telaş.

Ama sen, koşturacak ne bir işin vardır, ne yaşama sebebin. Sadece elinde baston, tutmayan dizlerinle, en fazla evinden bir kaç sokak ötesine gidebilirsin..

Çok tuhaf değil mi ?
Bir insan çocukluğunda, bir an önce büyümek ister, istediğini yapmak. Biraz olsun kafa tutmak ister. Güç ister..

Gücün olur, para istersin, ev istersin, araba istersin. İyi bir iş istersin.. İstersinde istersin..

Sonra bir zaman gelir, evlilik istersin.. Hayatının aşkıyla, yuva kurmak..
Oda olur, çocuk istersin.

Sonra çocuk büyüsün istersin..

Çocuğun büyür..

O esnada bir an önce emekli olmak istersin..

Neden ?
Zamanın sana kalsın diye, tatil yapmak için. Dilediğince gezmek için..

Ee peki ? Emekli olduğunda, hayatın yarısından çoğu gidiyor.. Yolu, çoktan yarılıyorsun..

Ee haliyle, enerjin, sağlığın gidiyor..

Nasıl gezebilirsin ki dünyayı ?

Neden şimdi olmasın ?

Neden bir insan, geleceğini çocukluğunda kurmasın..

Size, bana, bize ölmeden önce yapılacaklar listesi hazırlayacağım 🙂
(şakaydı aslında)


🙂

Hayat başlı başına bir mizah 🙂
Hayatın kendisi tartışma, kargaşa.
Kendisi, sevgi..
Hayatın kendisi kindar, insanlar değil..

Bırakın, duygular da yaşlar da gelip geçsin.. Bu gün en güzel hangi anınsa, onu düşünerek uyu. İçinden geldiği gibi yaşa, insanların senden istedikleri gibi değil…

Sevgilerimle..

Reklamlar

2 Yorumlar »

  1. Yine özlettin kendini 🙂 Alıştırdın bizleri buraya, aralar bu kadar uzamasın 🙂 Güzel bi yazı olmuş konusuyla beraber. Asıl hedef vuruşunu son satırda yapmışsın, İçinden geldiği gibi yaşa, insanların senden istedikleri gibi değil demişsin! İşte en önemlisi bu bence. Ama en başta aileler daha küçük yaşlarda başlayıp orta okul, lise, üniversitede okul seçimlerine, meslek seçimlerine, kılık kıyafetine, saçına, sakalına, arkadaş seçimine, eş ve sevgili seçimine kadar kendilerinde müdahil olma hakkını görüyorlar ve ellerinden geldiği kadar yön vermeye çalışıyorlar. Aslında çocuklarına iyi bir aile terbiyesi ile birlikte insan olmayı öğretip seçimlerinde kendi kararını vermek için serbest bırakmaları gerekir. Çocuklarının yaşında iken ailelerinden şikayetçi oldukları baskıyı kendi çocuklarına yapmaktan çekinmiyorlar. O çocuk bi daha kendi istediği gibi yaşıyamıyor, hep bi yol gösteren arıyor. Ben yanlız yaşamaya başlayıp kendi kararlarımı kendim vermeye başladıktan sonra hata da yapsam hiç pişman olmadım, hata da olsa özgürlüğümün mutluluğunu yaşadım. Keşke herkes özgür yaşayıp, özgür kararlar verebilse…

    Beğen

    • Evet abi 🙂 Haklısın eskisi gibi yazmıyorum. Ama yinede burada buluyorum kendimi. Teşekür ederim. Birden geldi aklıma yazdım. Ve senin yorumun da güzel olmuş. Farklı bir konu. Ve gerçekler. O kadar haklısın ki abi. Anlatamam bunu. Ama işte dünyayı değiştiremiyoruz. Ve akıllı insan sayısı çok az. Ben bile bu yaşımda bir karar almadan önce ailem geliyor aklıma. Etkileri çok büyük. Eğer ailemin gözleri üzerinde olmasaydı. Ben şuan burada olmazdım. Emin olabilrsin. Hep yeni atılımlarda bulunurdum. Oyuncu olurdum. Girişimci olurdum. Yurtdışında yaşardım.. Ama bu hayatımı da seviyorum. Acaba bir gün ben de senin gibi. Hata yapmaktan pişman olmayacak güne gelecek miyim? Çünkü aileden çıksam evlensem bu seferde koca sözü. Gerçi bakma ben iyiyim bazı erkekler bile ailesine sormadan dışarı çıkamıyor.. Bir örnek vereyim. Ben hep tüllü etekleri sevdim küçükken. Ama annem hep beni olgun giydiriyordu kendine göre. 🙂 Klasikleştim! Bu yaşımda çevremdekilerden daha olgun giyinmeyi pörtü böcekli çocuksu tişörtleri sevmemeyi anneme borçluyum. İyi bir şey değil. Bu konuya da yazarız bir şeyler. İyi bak kendine abi. Renk katıyorsun buraya!

      Liked by 1 kişi

Buse Malkoç için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: