İçeriğe geç
Reklamlar

Alışkanlıkların seni değil, sen alışkanlıklarını yönet.

İnsan doğası olarak, tembeliz. Ve bununla da gurur duyarız. Bir kalemi oradan oraya koymaya bile üşeniriz.

Bunun başlıca sebebi, alışkanlıklarımızdır. Farkında olmadan yaparız, dün yaptık bugünde yaptık, yarında yapacağız..

Örneğin, masanız dağınık veya gardrobunuz..
Veya nasıl olsa akşama yine dağılacak diye toplamadığınız yatağınız.

Tamam bunlar ufak şeyler, bunu yaptım da hayatıma ne kattı demeyin. Öyle bir katıyor ki..

Büyük adımlar için ufak adımlardan başlamak gerekir..

Beyin ister ki, her şey yukarıdan olsun. Enerji tüketmek istemez..
Kukla değiliz, bizi yöneten birileri yok. Kendi kendimizin kuklasıyız..

O yüzden, aslında beyin, çalışmaya başladığında; yani öğrenmeye başladığında, değiştiğinde kendisi olur. Ve buna aç olur, zevk alır. Devamlı ister. Azla yetinmek istemez asla..

Bazılarımıza üniversite okumak zor gelebilir. Düşüncelerimiz bir olmayabilir. Bu yüzden okulları sevmiyor olabilirsiniz. Ben de sevmiyorum, adam gibi öğreten bir öğretmen tanıdım hayatımda.. Sırf ezber ve mezun olduğunda hiç bir artısı olmaması. Diploma dahil!

Ama şu var ki, okul okumadan da olmuyor..

Tabi kide en büyük okul hayat, kitaplar daha çok bilgi öğretiyor ama..

Konumuz bu değildi şaşırttınız beni yine..

🙂

Nerede kalmıştım..
Ha. Bazılarımız okulu hatırlamak bile istemez..
Bazı insanlar, kariyer yapmak için okurlar.

Hiç fark ettiniz mi çevrenizde?
Bir okulu bitirince, bir daha okul okuyanı.
Her bölümden diploması olanları..

Tek derdi, üniversiteyi 4e tamamlamayı..

Ben gördüm. Ve mutlaka böyle insanları eleştirmişsinizdir.

Bende belki eleştiri yapmışımdır.

İnsan kendi gibi olmayan herkesi eleştirir. Sırf o farklı yöne gidiyor diye.
Boş bir çaba, uğraş olarak görürsünüz bunu, ama boşlukta bile, hayat vardır.

Unutmayın, ve yargılamayın..

Sadece övünürlerse bununla, tokadı yapıştırın 😉



Burada bahsetmek istediğim. İnsan bir yola girince, devamlı istiyor. Daha fazlasını istiyor..

Bunu beynimiz yapıyor. Sadece okulla ilgili değil 🙂

Örneğin enstrüman çalmak istiyorsunuz. Duygularınız sizi ona yönlendiriyor.. İlk başlarda huysuz bebek gibi davranırsınız, beyniniz bugünden farklı olan bir şeyi hayatına sokmayı istemez. Konfor alanından uzaklaşmak korku verir. Ama iç sesiniz, sürekli size hatırlatır bunu. en sonunda adım atarsınız. Zar zor..

Bir enstrüman alırsınız, örneğin gitar.
Öğrenmek ise işin en büyük faslıdır. Ürün almak kolaydır, kursa yazılmak kolaydır. Devam ettirmek zordur..

Bir şekilde, deniyorsunuz. Hata yapa yapa, ve çok büyük bir emek veriyorsunuz.. Daha sonra ise öğreniyorsunuz. Ve bunu görmek sizi çok mutlu ediyor. Başarıyı görmek, başlangıçtan daha mutlu eder. Ve başladığınız nokta ile, bitirdiğiniz nokta aynı değildir, sizde aynı kişisi değilsinizdir..

Ve siz sadece gitar çalmakla yetinir misiniz ?

Oraya kadar gelmişsiniz. En iyisi olmak istersiniz..

Veya gitar tamam, şimdi de kemana yönelmek gibi..


Farkında mısınız ? Ülkemiz sanattan çok çok uzakta. Ben çevremde, çok göremiyorum. Hele ki eskiden, kitap okuyan insan yok diye yadırgıyordum.
Şu sıralar üç dört kişiye rast geldim. 10 kişiden 3 i sanatla uğraşıyor.. 3 ten biri de o alana yöneliyor..

Ve gel gör ki, başarılı olabiliyorlar mı ?
Cıks..

Neden çünkü, kendi kültürünü dahi unutan bir milletiz 🙂

Konu konuyu açmışken yazardım da yazmayacağım..


Benden bu kadar, bir psikoloji uzmanı veya yazar değilim..
Fakat, düşünebilen ve bunu paylaşmayı seven bir insanım..

Burası benim yuvam, ailem. Benim dünyam.
Bilemiyorum size yararım dokunuyor mu,
Eğer biraz olsun, farklı düşünmenizi sağlayabiliyorsam,
Gülümsetebiliyorsam, duygulandırabiliyorsam ne mutlu bana..

O zaman işte, Aynalar Ülkesi, Ülke olmaktan çıkar 🙂

Daha sonraları daha detaylı anlatacağım bir konuyu. Böyle üç örnek verip bırakmayacağım. Yazmak istenilen kafada netleşirken, parmaklarım hep böyle bitiriyor. Hep parmaklarımın suçu. Konudan konuya girmek olsun, tam istenileni yazamamak. Sanki ben değil, klavye beni yönetiyormuş gibi

🙂 O zaman, benim onu yöneteceğim günlere, şerefe..

Reklamlar

8 Yorumlar »

  1. Öyle bir konuya değinmişsinki hemen hemen herkeste olan ama itiraf edemedikleri bir sorun! Yorumlara bakınca kimsenin bulaşmadığı bir konu 🙂 Ben bile hayatının kalan kısmını tembellikle geçirmeyi planlayan biri olarak ne yazacağımı bilemedim. Dün gece okudum aslında, bişeyler yazdım, yazdım ama ben bile sevmedim yazdıklarımı, sildim bu güne bıraktım. Aslında insanın sanki her yaptığı alışkanlık gibi geliyor bana, çalışmak; para kazanmak, bol para harcamak, para harcamak güzel gelir daha çok kazanmak için daha çok çalışmak gibi. Ya da parayı hiç düşünme adam hayatı boyunca hep çalışmış, bırakıyor bi an boşluğa düşüyor, çalışmakda alışkanlık. Sanat yönüne veya spor diyelim ya da başka bir hobi, insan yaptığı şeyden keyif alıyorsa yapar keyif almıyorsa zorlasanda olmuyor. Çağımızın da etkisi var bunda, eskiden çorluda bir akç tane pastane vardı, ne cafe ne AVM ne internet cafe, hatta internet bile yoktu, Şimdi insanlar teknoloji ile zaman geçiriyor, telefon bilgisayar olmadı TV. Yanlış anlama senin yazdıklarını eleştirmiyorum çok doğru yazmışsın, ama teknoloji zaman kazandırırken tembelliğe daha çok vakit ayırır olmuşuz. Çiftçiler bile 10 günde sürdüğü tarlayı bir saat te sürüyor kalan zamanını kahvede geçiriyor. Belkide asıl sorun arada değindiğin eğitimcilerde ve eğitim sisteminde olabilir, öğrenmeyi değil ezberlemyi dayattıkları için eğitğim ve öğrenmeye küstürüyorlar. Ama sen vazgeçme mücadelenden, bir kaç kişiye bile dokunsan ne mutlu. Telefonda bile mesajlajmayı sevmeyen benim gibi tembele bu kadar yazı yazdırıyorsun, başkalarına neler yaptırırsın 🙂

    Beğen

    • Yaa hakan abi 🙂 Bu yorum paha biçilemez. Bildirimde adınız kalmayınca diyorum bu adam nerede alışkanlık olmuş artık sizin adınızı görmeyince boşluğa düşüyorum. Fikirleriniz çok güzel 🙂 Belki sizde zamanında çok şey yapabilirdiniz. Tv konusuna internete gelince kesinlikle doğru. Bu aralar fazla bakmamaya çalışıyorum. Ve insan isteyince gerçekten yapıyor sadece zamanını dolduracak daha önemli işler bulması gerek. 🙂 Ki siz kitap okumayı sevmeyen biri olarak benim yazılarımı her gün bıkmaksızın okuyorsunuz. Bir nevi kitap okumuş okuyorsunuz benim dilimden. Ben bu işi seviyorum. İnşallah iki sene bir sene içinde kitap bastıracağım.. Bunda da en büyük etken sensin abi 🙂 çok teşvik ettin beni. Ve çoğu kişi destek oldu. Ben değil. Bizim ülkemiz. Bizim kitabımız.. Çok hayallerim var. Ufak büyük. Eskiden bir anı hayal ederdim. Şimdi evlatlık çocuk edinmeyi bile hayal ediyorum.. 🙂 Umduğunuz hayatı yaşamanız dileğiyle. Sağlıcakla kal abi.. Hem siz hem abi diyorum ama. Bende de böyle 🙇

      Beğen

  2. Bana nasıl hitab ettiğinin önemi yok, sen de diyebilirsin, abi de diyebilirsin, Hakan da diyebilirsin. Resmiyete gerek yok aslında ama nasıl iyi hissediyorsan öyle hitab edebilirsin. Hayallerini gerçekleştirmeni diliyorum bir kitap yazarsan en az senin kadar mutlu olurum ve okurum, ama öyle 500-600 sayfalık kitap yazma yan çizerim 🙂

    Beğen

  3. Üzgünüm ama bilimsel bir yorum yapmak zorundayım. Beyin bir alet gibidir. Aslında bir çok aletin birleşimi gibidir. Bir çok kez yaptığı şeye alışır ve hep onu yapmak ister. Öyle tasarlanmış. Öte yandan, erken çocukluk döneminden itibaren (değişmeyen tek şey değişimdir yaklaşımı ile) değişimi seven ve kendini sürekli değiştirebilen bir çocuk yetiştirince bu çocuğun alışkanlıklarını yönetmesi de kolaylaşıyor. Kurallar ve baskılar altında büyüyen çocuklar ise taş gibi katı ve değişmez oluyorlar. Çevrelerinden öğrendikleri alışkanlıklarına aynen devam ediyorlar. Umarım konudan uzaklaşmadım 🙂

    Beğen

    • Evet bir yazar veya farklı meslekler olsun. Ressam, öğretmen, piyanist, inşaat mühendisi hatta bir okur. Devamlılığı olmazsa meslek olmaz. İnsan üstüne kata kata gelişir. İlk yazdıklarımdan şikayetçi değilim. Onlar da ben. Hatta en ilk olanlar var defter arasında onlar en özeli. Eğer kitap basarsam ilk yazdığım şiirleri araya tıkıştıracağım.

      Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: