İçeriğe geç
Reklamlar

İçinizdeki saklanan.


David Guetta – Titanium ft. Sia

Nedir bu ? İnanç mı.. Belki..

Hayatınızda hiç falcıya gittiniz mi ? Yada kahve falı baktırdınız mı internetten.. Fala inanmayanlar da okumaya devam etse iyi olur 🙂

Neden insanlar falcılara giderler ?
Neden dışarıdan söylenen yalanlar veyahut doğrular hoşlarına gider ?

Çünkü insan hayatında iyi şeyler görmek ister. Bir umutla bunlarda teselli arar. İçsel olarak iyi hissetmek, güvende hissetmek isteriz.

Belki geleceğimizi o kadar merak etmiyor olabiliriz. Ama iyi şeyler yaşamak. Bunu hepimiz isteriz. Falcılar kötü konular anlatsınlar diye gitmeyiz asla..

Mutlaka ufak bir dilek, bir umut olur.

İnsanın kendine söyledikleri yetmez, dışarıdan söylemlere ihtiyacı vardır..

Bir yol gösterene ihtiyacı vardır.

İnsanlar kendilerine güvenmezler. En çok güvenmesi gereken kendisiyken..

İnsanlar, umutsuzlardır.

Ve en kötüsüde alışmışlardır.

Şu anki hayatın ? Kimin ellerinde ? Nereden ışık çakmasını bekliyorsun acaba..

O kadar seçenek kapı varken, sen yerinde sayıklamayı seçiyorsun..

Yol kat etmeyen, sonucuna ulaşamaz. Üzgünüm.

Tırtıl yolun sonu demiş, kelebek olarak çıkmış. En sevdiğim hayvandır.

Bir değişimi vardır. Sürünmesi, ve bir zaman sonra gökyüzünde uçması.

Doğanın bize anlatmak istediklerinden bir tanesi sadece..

Bir hikaye anlatacağım size..

İş yerindeki bir arkadaşım anlattı bunu bana..

Fazla uzun değil kısa aklımda kalanları anlatacağım..

”Bir adam denizde boğuluyormuş. Tanrıya dua etmiş. ”Tanrım bana yardım et, beni kurtar” diye. O sırada yakınından gemi geçiyormuş, gemidekiler yardım eli uzatmış, adam kabul etmemiş. ”Ben sizden değil tanrıdan yardım istedim” demiş. Sonra yine dua etmeye devam etmiş, İkinci bir gemi daha geçmiş, yine adamı kurtarmak istemişler. Adam izin vermemiş. Sonra boğularak son nefesini vermiş. Öldüğünde Tanrıya sormuş, ”Tanrım neden bana yardım etmediniz, size çok yalvardım.” Tanrıda demiş, ”ben sana iki kere yardım ettim, iki gemi gönderdim..”

Demek istediğimi anladınız.. İlla yukarıdan bir vahiy mi bekliyorsunuz. Sizi yönlendiren birileri mi ? Kukla mısınız ? Köle mi ?

Siz daha fazlasısınız.
Düşünme yeteneğiniz, konuşmanız. Hayalleriniz. Yaratıcılığınız var. Yapamayacağınız hiç bir konu yok. İsterseniz başkanda olabilirsiniz, yazarda, öğretmende. Azla yetinin ama içinizdeki sizin farkına varın..

Siz mutlu olamıyorsunuz ya, mutlu olamamanın nedeni aşk değil, iş yerinde yükselmek değil. Kendinizi özgür bırakmak..

Karakterinizden daha fazlası var..

Harekete geçin bugün dünden farklı olsun. Eğer hayatınız değişsin istiyorsanız farklı bir şey yapın bugün, farklı düşünün. Farklı hissedin. Ve daha önce yapmadığınız bir konuyu yapın..

Bunları yaparken, belli kuralları unutmayın. Saygınlığı, ne zaman konuşulması gerektiğini… Sevgiyi unutmayın mesela.

Kral olmak önemli değildir. Krallar ülkeyi yönetip, çoğu kişiyi de asabilir, katledebilirler.

Adaletli, karakterli bir kral edebidir.

Bir insanı zorla kendine hayran etmek var, aksini söylerse öldü o kişi. ,
Boyun eğeceksin, diz çökeceksin. Canını o verdi ya, şükran borçluymuşsun gibi davranır birde..



Birde insanların sevgisini kazanan kişiler var. İkisi çok farklı.

İlkinde zorlama vardır, ve kısa sürer. Kral ölene kadardır. Kral tahttan indirildiğinde adı unutulur.

Ama sözlerini tutan, vicdanlı bir kralsa baştaki. İnsanların sevgilerini kazandıysa eğer. Kral olmakta zorlanmaz. Daha uzun duracağı kesindir. Ve bir gün ölse dahi, unutulmaz kalplerde yaşar..

Bir kral, taht için değil, halkı için kral olmalıdır..



İnsanların içlerinde bir savaşçı vardır. Savaşta karakter kazanır unutmayın..





Reklamlar

5 Yorumlar »

  1. Evet haklısın psikolojik iltifat duymak gibi, yada hiç tanımadığın birine dertlerini daha rahat anlatmak rahatlamak gibi birşey. İnsan biraz mantıklı düşünüp irdelediği zaman zaten saçma olduğunu anlar ama hoşuna gittiği için inanmak ister. Senin cevap yazman benim madalyam zaten ekstıra bi madalya takmana gerek yok 🙂 Bu saatde yazarsan benim gibi kaç tane gece kuşu var tabiiki ilk yorum benden gelir 🙂

    Beğen

  2. Fallar! 🙂 Fal, nazar, büyü benim inanmadığım ve hiç ciddiye almadığım şeyler, keşeke herkes benim gibi inanmasa ve o lüx içinde yaşayan falcılarda gidip başka işlerle uğraşmak zorunda kalsalar. Sadece falcılar değil tabiiki büyü yaparım, büyü çözerim diyen cinci hoca bozuntularıda yok olup gitsinler. Günlük gazetede falını okuyanlara bişey diyemem ama seninde başta dediğin gibi fala inanma falsızda kalma deyip falcıya 20-30-50 ya da daha fazla para verip, ya ben eylencesine baktırıyorum diyenler beni değil sadece kendilerini kandırıyorlar. İnsan inanmadığı hiçbir şeye ne parasını ne de zamanını ayırmaz. İnsan oğlu en tembelinden en çalışkanına hep kısa yuldan bi zengin olsam, parayı, lüx hayatı yada bunun gibi şeyleri istemiştir, şans oyunlarının rağbet görmesinden belli 🙂 Falcılara gidenlerden duyduğum geleceğin çok parlak, ilerde çok zengin olacaksın gibi sözlerle şişirilip bulutlar üzerinde gönderilmişler 🙂 O ilerisi geldiği zamanda ise falcı çok zengin ama kendi hala zengin olmayı bekleyen fakir 🙂 Kuranı kerimde geleceği Allah dan başka hiç kimse bilemez diyorken hala geleceği gördüğünü söyleyip Allah’çılık aynayan birine inanmak da ayrı bir sorun! Neyse seninde falla başlayıp sonunda bağladığın gibi insan ne yaparsa kendi yapar, ya falcıta inanır kaderini sahtekara çizdirirsin ya da insan gibi yaşar insan gibi çabalar kendi kaderini kendin çizersin…

    Beğen

    • 😊 Aslında anlatmak istediğim, insanın fallara muhtaç olmaları. Biraz psikolojiye benziyor bu. Psikiyatriste gidersin. Oda sana bir kaç söylemde bulunur. İnsan kendi görmediği için, bir başkasının itip, sürüklemesine ihtiyacı vardır. Zaman zaman hep değil. Benim burada yazdıklarım gibi. Falcı konusunda belki haklısınızdır. Para tuzağı. Onu hayırlı bir şeye harcanılabilir. İddia oynayanlara da karşıyım. Çünkü 2 verirsiniz 5 kazanırsınız yarın 5 verirsiniz 10 kaybedersiniz. Falcıya eskiden gidiyordum. Sonra bıraktım.. 😊 İlk yorum atan, tek yorum atan olarak size madalya vermek istiyorum gönülden..

      Liked by 1 kişi

  3. Çocuk büyütmek farklıdır yetiştirmek farklıdır. Sadece aile değil okul, arkadaş, toplum ve falan çocuklar üzerinde etkilidir. Bizim çocuklarımız güçsüz yetişiyorlar. Kendilerini başarısız olarak görüyorlar. Ve daha bir çok sorun var. Bu nedenle, iyi sözlere ihtiyaç duyuyorlar. “Hamdım, piştim, oldum” sözündeki olmak “kendini bilmek” anlamındadır. İnsan, kendini bilince yani tanıyınca böyle istekleri azalmaya başlar. Ve güzel bir yazı olmuş 🙂

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: