İçeriğe geç
Reklamlar

ETEK GİYEMEZSİN!


K-391 & Alan Walker – Ignite (feat. Julie Bergan & Seungri)

”Kısa giyemezsin, dekolte olmasın, etek olmasın, şort kesinlikle olmaz!”

Ya siz kim oluyorsunuz da başkalarının hayatlarına karışma hakkı duyuyorsunuz. O kişi eşiniz dahi olsa buna hakkınız yok. Ortak olan konularda hakkınız var sadece. O kadın o yaşına kadar giymiş, o yaşından sonra da giyecek. Hayatını yaşayacak, arkadaşları olacak.

Evlilik, sevgililik köle değil üzgünüm..

Siz erkekler bayılıyorsunuz. Kafanızdaki kişiyi, karşınızdaki kişiye uygulamaya.. Madem kafandaki gibi birini istiyorsun. O zaman ne arıyorsun onun yanında.. Madem kıyafetleri gözüne batıyor, yaptığı şeyler gözüne batıyor, kesersin ilişkiyi başkasını bulursun bu kadar basit olay.

Değiştirmeye çalışmayın 🙂
Düşünceler değişmedikçe değişmez kimse, siz yasakladıkça devam edecektir yasaklara 🙂 Güzel dilden konuşmayı öğrenin. Cahil düşünmekten uzak durun biraz. Çok değil biraz..

Etek giyen birine, etek giyme, açık giyme demek, türbanlı birine, açık giyin demek gibidir. Siz insanları olduğu gibi kabul edemiyorsunuz. Kıyafetle insan ölçülmüyor şunu anlayın artık.

Bir kadının, babası, ailesi karışmıyorsa özgürse hayatında, bundan sonra da öyle olması gerekir. Ki bir insana ailesi dahil kimsenin karışmaması gerekir.

Kızlar sakın ama sakın, boyun eğmeyin, bugün kıyafetine yarın hayatına karışır 🙂 Kendi isteklerinizi değil, eşinizin isteklerini yaparsınız.

Çizgileriniz olsun. Aman kalpte kırmayın ama.


Geri geliyorum konuya, Atatürk kıyafet devrimini başattı.
Ülkemizde böyle tek tip renkli kıyafet giyineceksiniz diye bir kural yok. Sadece kültür anlayışımız var ki, erkekler aşırı derecede kıskanıyorlar. Kıskanmak ayrı, kısıtlamak çok ayrı. Sen o kadını kısıtlarsın da bak bakalım mutlu oluyor mu ? Bir kadın kendini dinlemeli, her insan kendi istediği için giyinmeli, türban da açık olmakta kişinin kendi tercihi olmalı, dinde bile zorlama yokken.. Sen kimi zorluyorsun..

Hem modern olmayı isteriz, hemde düşüncelerimiz sabittir. Asla değişmez. Düşünce dediğin, diğer düşüncelere hayatlara saygısı olacak.. Yaparım ederimle olmuyor üzgünüm. Ha sorarsanız Türk erkekleri candır. Orası ayrı konu. Sadece şu be, farkındayım ki çoğunda var bu problem. Elini masaya koyma, benim dediğim olacak tavırları. Ya senin bir hayata saygın yok ki..

Hem öyle bir milletiz ki kusura bakmayın bunu da açmak zorundayım. Öyle bir milletiz ki, açık giyinenlere kalıplar buluruz. Kapalı giyinenlere kalıplar buluruz. Ya karşınızdan ful tesettürlü biri geçse, ona bile bakarsınız. Siyah çarşaflı kadınlara bile bakarsınız. Bu neyin zihniyeti Allah aşkına. Görmemişlik mi ? Sadece baksanız oda iyi.

Kusura bakmayın, bu konuda herkes üstüne alınmasın. Söylemek zorundaydım. Bu böyle devam edemez. Siz alışacaksınız. Siz konuşmamayı, düzgün bakmayı öğreneceksiniz. Sonra siz sevgili olmanın, boyna kelepçe vurmak olmadığını anlayacaksınız. Ve siz anlayacaksınız ki, bir insan sizden gidiyorsa sinirlenmeyeceksiniz. Sizinle olmak zorunda değil. Her insanın özgür bir iradesi var. Önce özgürlüğü bilin, her anlamda, kız erkek fark etmez. Düşünce özgürlüğünü. Bir düşünceyi savunmanın özgürlüğünü. Ve saygılı olmayı öğrenin, düşüncelere ve hayatlara. Lütfen..

Bayılırız, insanları gütmeye. Herkesin kendi fikri varken, kendini yönetebilme kabiliyeti varken.. Seviyoruz bunu. Yok işte onu yapamazsın. Bunu yapamazsın. Kimseye cevap veremezsin. Hesap şifrelerin bende kalacak. Dışarı çıkarken, on kere ararsın ne yaptığını sorarsın. Bu kadar mı kırıldın bu kadar mı güvenin kırıldı ? Kırıldı diyelim, o insan arkandan bir sürü iş çeviriyor diyelim. Hayırlısını iste ki, en kısa zamanda çıkıp gitsin hayatından. Emin ol buna. Senin göremediğin bir hayat var ki, her işin belli bir sebebi var. En kötü bir olayın altında bile sebep var. Önce sebepler yaratılmıştır, sonra olaylar..  Eğer sana göre biri değilse, seni üzecekse gider hayatından korkma. İlla kontrol etmeye çalışma her işi. Ne kadar kontrol altında tutabilirsin ki birini 🙂 Diyelim ki o iş öyle olmadı canım yandı diyeceksindir. Hayırlısı bir türlü gelmedi. Şunu unutma ki, sen o insan olabilmen için, bu tür şeyleri yaşaman gerekiyor. Öyle bir hayatın olacak ki, ve öyle düşüncelerle kimlikle ayrılacaksın ki bu dünyadan. Ve bu güzel yönde olacak. Ben hayatın insanı kötüleştirdiğine inanmıyorum. Tecrübelerin, kötü algılandığını biliyorum. Aslında insanları tanıyın diye de değil bu.. Siz olabilmeniz için her şey..

Yine konudan saptık.. Büyük bir trajedi.
Ve üzgünüm, hayatıma karışılmasındansa, kıyafetlerime karışılmasındansa, yalnızlığı tercih ederim 🙂 Kimle uğraşacağım Allah aşkına.

Yinede siz benim gibi olmayın, evde kalırsınız falan..



Bu konuda fikrinizi söylerseniz çok memnun olurum.

Reklamlar

19 Yorumlar »

  1. Aman şöyle yapma deyip ayıplarlar böyle yaparsın gösteriş yapıyorsun derler. Kendilerine dahi faydası yokken sen bunu yapamazsın derler,bu karakterdeki insanlar asla evreni ve hayatı anlamazlar.Dümdüz giderler kafalarının dikine.Anlamalarını umut ediyorum.Kalbinin sesine sağlık enfes bi yazıydı.

    Beğen

  2. Bakıyorumda yazarımızın hayranı olan erkek takipçilerden henüz bi yorum gelmemiş 🙂 🙂 🙂 Erkeklerin damarına basmışsın böyle devam edersen takipçi kaybedeceksin 🙂 Neyse bunlar işin şakası, ülkemizin bir kültürü var birde ülkemize dayatılan araplaştırma kültürü var özellikle ikincisi yani yobaz kafaların baskısı ve algısı ülkemiz insanlarını bu duruma getiriyor. Kıskançlık da buna etki ediyor ama ülkemiz erkekleri öyle bir durumdaki kadınlarını koruma kollama içgüdüsü buna zorluyor. Erkekler kadınlar gibi, kadınlar erkekler gibi bakamıyor hayata! Ne erkekler kadınları ne de kadınlar erkekleri daha uzun bir süre bu konuda anlamayacak gibi görünüyor. Bu dürümlar bölge bölge, şehir şehir ve ülkelere göre değişiyor ama zamanla hepsi bu güne ayak uydurmak zorunda kalıyor. Örneğin belki 10 sene önce kadınlar sokakta tayt giyemiyordu, sonra üzerine uzun bir gömlek yada başka bir kıyafetle giymeye başladılar daha sonra uzun giymeyi bırak tayt üstüne göbek açık kıyafetler giymeye başladılar. Yani herşey zamanla düzelecek, geri kafalı insanlarımız uyanacak gerçek medeniyetin Avrupada olduğunu anlayacaklar. Aslında işin özü Atatürk biraz erken hayata gözlerini yumdu, onadan bayrağı devralanlar ise tam anlamıyla devam ettiremediler. Hele bu zamanda neredeyse Atatürk’den önceye doğru gidiyoruz malesef. Ha bu arada nasıl sinirlendiysen sinirin yazını okurken hissediliyor 🙂

    Beğen

    • Haha teşekür ederim 🙂 evet duygu var bu yazıda 😂 yılın tecrübesi var. Gözlemlediğim deneyimlediğim bu. Daha henüz sevgili olmadan yasaklar koymaya başlıyorlar. Yorumunuzda güzel anlatmışsınız biraz değişiyor. Farkındalık var eskiye göre. Ama gerçekten hala kıyafete göre yargılama çok. Ve bunu kasten de yapıyorlar. Günahı onların boynuna 🙂 bu tıpkı saçın açık yanacaksın cehennemlerde nasıl müslümansın sen demek gibi. İnsanlar okadar işsiz ki, kendileriyle uğraşacaklarına başkalarına kulup takıyorlar. Sizde müslümansınız ama içki içiyorsunuz yılbaşı kutlamaları yapıyorsunuz diyorum onlara. Modern müslümanlık. Bırakın insanlar istedikleri gibi yaşasınlar. Bakın ben yorumda bile konudan saptım ama siz öyle mi hayır son cümlenize kadar aynı konuyu anlattınız. 🙂 olduğu kadar.

      Beğen

  3. Bak cevabında aklıma geldi, kulp takmak, insanların şortlu yada mini etekli kadınlara nasıl baktığını, nasıl kulp taktığını sende biliyorsun, bir erkeğin sevgilisine yada karısını çevreden böyle kulp takılmasının ne kadar acı ve ızdırap vereceğinide düşünürsen daha anlayışlı olabilirsin yani erkek tarafını anlayabilirsin. Onun için yavaş yavaş da olsa toplumu değiştirirsek Avrupada olduğu gibi kadınlar istediği gibi giyinip istediği saatte dışarı çıkp, istediği eylence yerine gidebilmeli.( Mahalle baskısı 🙂 )

    Beğen

    • Bakmasını bilene 🙂 İnsanın içi nasılsa öyle görür dünyayı. Güzel bakarsa güzel yaşar. Mezarlıkta bile çiçek bulur. Yaşam bulur. Dediğim gibi sadece eteklilere değil. Nefes alsın yeter düşünceleri var. Yanlış mıyım. Çarşıda okadar eskisi kadar bakmıyorlar. Normal karşılıyorlar. Ama sevgili olunca. Kadın senin tapulu malın ya. Senin dediğin olacak. Yok öyle dünya. O kağıt bile işlevini kaybediyor. Boşanma diye bir konuda var. Neyse kınamaycam. Yoksa gerçekten azalacak okuyucularım. Takipçilerin yüzde 80i erkekken. Tamam bir sonraki yazı erkeklere özel olsun. Konuyu siz bulun 🙂

      Beğen

  4. Neyse bende uzatmayayım o zaman 🙂 Yinede teşekkürederim moralimin bu kadar bozuk olduğu zamanda bile öfkeli bir yazınla beni glümsettin 🙂 Şunuda ekleyeyim, yanlış ülkede doğmuşsun.

    Beğen

  5. İlişkilerde eşini değiştirmek yerine “eşin için değişmek” gerekir. Önce eşinin neleri sevdiğini ve neleri sevmediğini öğrenirsin. Yani öğreşirsin. Sonra (zaten) onu seviyorsan onun sevdiğini de sevmeye başlarsın. Aşk, zehiri bal eyler. Çiftler böyle yaşayınca (eğer varsa) sorunlar kolayca çözülür.

    Liked by 1 kişi

    • Bir önceki yorumda biri seni değiştirirse bu aşk değildir diyordunuz Tayfun bey. İlk cümleye katılmıyorum. Aslında anlatmak istediğinizi yanlış kelimelerle belirmişsiniz. Gerekir diye bir kaide yok. Farkında olmadan değişirsin. Değişmek için sevmezsin. Veya değiştirmeye çalışamazsın.

      Beğen

      • Karşı çıktığın tarafı anlayamadım. Biraz daha detay vereyim. Bir noktada anlaşacağımızdan eminim. Bu değişim süreci kendi kendine olur. Mesela, (garip örnekler vereyim) Sen X isimli mekana gitmek istiyorsundur. Eşin ise Y isimli mekana. Ama iki aşık için mekanın önemi kalmaz. Sonra Sen Y bile olur dersin. Karşındaki de X bile olur der. Yani bu değişim kendiliğinden olur. Birini sevdikçe onun sevdiklerini de sevmeye başlarsın. Elbette onayladıkların ve onaylamadıkların olur. Zaten onaylamadıkların senin için önemliyse o ilişki yürümeyebilir.

        Beğen

      • Orta noktada buluşmak gerekir. Aynı yere bakmak gerekir. Bu yüzden ilişkidir. Birbirine zıt düşen konuları da anlayışla saygıyla halledilebilir.

        Beğen

      • Öte yandan, kendine aşırı odaklananlar vardır. Benim dediğim olacak düşüncesinde takılanlar. Bunlar da ilişki yaşar. Sado-Mazo ilişkiler gibi bir taraf ağır basar. Ama karşılıklı aşk kadar tatlı olmaz. Bir tarafın duyguları şişip durur. Diğer taraf kendini ezdirirken.

        Beğen

      • Düşüncelerimde bir değişiklik yok. Yorumlarımın da onlara uygun olduğunu düşünüyorum. Birini sevdiğin için kendi kendine gerçekleşen değişim ile birini zorla değiştirmeye çalışmayı aynı kefeye koymayalım 🙂
        Anlaştık mı? Karşı çıktığın noktalar var mı? 🙂

        Beğen

    • Dünyada kaç milyon insan var biri kafanıza uymazsa hayatınıza dahil etmek zorunda değilsiniz. Burada bir fikir ayrılığı oluyor. Eşini değiştirmek yerine değil diyorsunuz. İlişkilerde her iki tarafında değişmesi beklenemez. Fesadakrlıkla değişmek farklı şeyler. Kimse için sonradan hayatıma giren biri için hayatımdan fedakarlık yapamam kendimden feda edemem. Zamanından ederim. Yanında olurum hatta o kişi hem ailem hem eşim hem dostum olur. Sadece bazı kurallarım olduğu gibi kalacak. Sevgiler.

      Beğen

      • Emin misin? Şimdiye kadar sevdiğin ve sevmediğin şeyler nasıl oluştu? Annenden, babandan, dostlarından, arkadaşlarından, yazarlardan, onlardan ve bunlardan etkilendin. Bu etkilenmelerin ardından onayladıklarını hayatına kattın. Sevdiğin insan için durum aynıdır. Zaten o sana sevdiği şeyi aşk ile yaşatır. Mesela, patlıcan yemek istemezsin. Sevmiyorsundur. Ama yaparken yanında olursun. Neşe içerisinde aşk ile hazırlar. Aşk ile sofra kurar. Aşk ile müzik açar. Büyü gibi. Ayrıca, onun sevdiği şeye bakış açın kendiliğinden değişir. İnsan böyledir. Ama aşırı bencil olanlar farklıdır. Yazdıklarından yola çıkarak aşırı bencil olmadığını düşünüyorum. Neyse, yemeğin sonunda bir bakmışsın patlıcan seviyorsun. Belki ikinci ya da üçüncü ziyafette düşüncen değişir.

        Özetle, benim deneyimlerim bu durumu sayısız kez gösterdi. Kendini sevmek başka bir şeydir taş gibi durmak başkadır. Değişmeyen tek şeyin değişim olduğu bir dünyada aşık olan insan hangi yöne değişecektir? Yanıt zor olmasa gerek.

        Beğen

      • Aşık olduğumda bu konulara geri geleceğim onun haricinde bu tarz bir tecrübem olmadı. Olduysa bile bunu bir kişiye bağlanıyorum. Sanırım ben öyle güzel sevmemişim kimseyi. Bu konuları fazla sevmiyorum. Herkesin hayatı tecrübesi farklı..

        Beğen

      • Ben, en çok sevdiğim konu olduğu için bolca yazdım. Ama yazması ekşi yaşaması tatlı oluyor. Neyse, fetihlerle fatih olmaktan daha güzeli kapılarını açanla tanışmaktır. Tanışmaktan güzeli …

        Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: