İçeriğe geç
Reklamlar

Uyku tutmuyorsa içinizdeki siz susmuyordur.

Değerli bir arkadaşım geceleri uyuyamamayı yaz demişti.

Belki az çok herkesin problemidir.
Hele ki sabah erken kalkmak gerekiyorsa.
O gece dön dön uyunmaz.
Dönmeyi bırak içindeki düşünceler uyutmaz.

Tam kafanı yastığa koyarsın. Her şey yolundadır hayatında. Ama gel gelelim içten de öyle her şey yolunda mıdır ?
Geceleri konuşur iç ses. Geceleri uyanır.
Sessizliğe karşı meydan okurcasına konuşur.
Susmaz da hiç. Patavatsızdır.
Biraz ondan biraz bundan. Gelecekten, geçmişten.. He birde içinize zamanında attıysanız bir şeyleri. Yapmak istediklerinizi yapamadıysanız. Kendiniz olamadıysanız o zaman daha çok konuşur. Yıllar geçer siz değişirsiniz. Büyürsünüz. Çevrenizdekiler değişse bile. Olaylar aynı olmasa bile aynı konular gün yüzüne çıkabilir.

Buna kalp travması diyorum ben.
Gurur da olabilir. İnsanın kalbi kırılır da gururun kırılması daha bir acıdır.

Benim size tavsiyem. İçinizdekileri o gün o dakika söyleyin dışarıya vurun. Belirtin duygunuzu, düşüncelerinizi. Buna insan olmak kadar hakkınız var. Yoksa içinizi kemirmekten hasta olursunuz. Bunu da hiç istemeyiz.

Geceleri uyutmayan nedenler arasında kişinin iç sesi başta gelir.

Sonrasında ise stres.. Yarının stresi. Sabahı önemli bir işin, toplantın, sınavın varsa eğer hele ki sende iyi uyumak için direniyorsan o iş yaş uyutmaz. Sanırım şuan bana olan bu. Birde iç sesim işte az çok susturmaya çalışmak için buraya geldim 🙂

İnsanı uyutmayan diğer nedenler arasında iletişim gelir. İnsanlarla olan iletişimimiz. Olaylar. İnsanlar. İlişkiler. Tuhaflıklar. Falanlar. Filanlar.

Mesela o gün birine kötü bir söz söylediniz, kırdınız. Özür dilediniz affetti. Affettiğini bildiğiniz halde uyuyamazsınız bunun adına huzursuzluk denir. Yapacak bir şey yok. Bu gece de böyle olsun demekten başka çareniz yok. Hani bazı duygular tersine dönmüyor. İsterdim buna da çözüm bulmayı. O yüzden huzursuzluk bile olsa o an onu da yaşayın. Yaşarsanız kendiliğinden gidecek bir kaç güne. Ama içinize atarsanız, mutsuzken mutlu olmaya çabalarsanız içinize atmış olmazsınız. Sonraya atmış olursunuz. Siz geçti sanırsınız ama geçmez. Onun da inadı bu. İlla süründürecek.

Yakını ölen birine psikologlar yas tutmasını önerirler. Hemen al ilaç kullan git sinemaya kafa dağıt demezler. Ölüm, ayrılık, başarısızlık ve nice konularda biraz mutsuz olmak her insanın hakkıdır. Mutsuzlukta mutluluk kadar doğaldır biz istemesek te. Bu arada mutsuzluğu size övünmüyorum hayır sadece kısa yoldan nasıl huzurlu olunur onu açıklıyorum. Bu düşünceler de bana ait altını çizerim. Neyse şımarmadan devam ediyorum. Nerede kalmıştık. Ha ölüm demiştik, ayrılık demiştik. Ayrılık ta ölüm gibidir birini kaybedersiniz. Haliyle yas tutmak hakkınızdır rahmetlinin ardından. Yinede siz benim gibi eski sevgilinizin ardından rahmetli diye seslenmeyin. Konudan çok saptık şuan. Ciddiyete giriyorum hemen.
Mesela yakınınızı kaybettiniz. Hemen hayata dönmeniz gülüp eğlenmeniz olasılık değildir. İster 3 ay olsun ister 2 hafta ister 5 gün ister 2 yıl fark etmez siz o kişinin arkasından ağlamak zorundasınız. Eğer içinizde var ise. Bu asla kötü bir şeyde değildir. Annem bana hep ağlamanın güçsüzlük olduğunu söylerdi. 17 yaşlarımda falan. Bende hep ona ağlamak güçlü olmaktır derdim. Farklıydım ailem arasında. Düşüncelerim ne anneme benziyordu ne babama. Bu konulara daha sonra geliriz. Şimdi ağlamaktan bahsedeceğim. Muhakkak ağladınız erkek kadın fark etmeksizin. Bir küçük soru ağladıktan sonra hiç huzurlu hissettiniz mi ? Sanki iyi gelmiş ağlamak gibi ?

Öyle yada böyle gözyaşları yeni gülücükler, mutluluk için yüzünün temizlenmesiymiş.

Bana kalırsa göz yaşı, kalbinde yanan ateşi söndürmeye çalışmaktır. Ki bence işe yarıyor da. Tam değil ama gerçekten ağlamak insanı rahatlatıyor. Hem insan her şeye ağlamaz. Birikir birikir en sonda dayanamaz. Buda o tüm zorluklara katlandığını gösterir. Kadınları çok sulu göz bilirsiniz ama kadınlar bir yaştan sonra ağlayamazlar. Keşke ağlasam içimi döksem dedikleri olur. Ama bazen insan ağlayamaz. Neyse yastan söz ediyorduk. Eğer bir süre o duyguyu sonuna kadar yaşarsanız içinizde o duygudan eser kalmayacaktır. Ha bazılarımız doğuştan efkarlı. Sürekli olumsuzluk sürekli sabit görüş. Asla sorgulama yok. Sadece belli başlı işlerle ilgilenip hayatından şikayet ederler. Veya eski sevgililer hakkında. O öyleydi bu böyleydi beni kimse sevmedi. Onlar için benim öğreteceğim bir sözüm yok. Bir insan kendi düşüncelerinde demlenir. Hayatınızdan şikayetçiyseniz o hayatı kendinizin yönettiğinden bihabersiniz demektir. Hayat tecrübe yoludur. Bazen bende neden buradayız diye sorular soruyorum ama madem buradayız tadını çıkaralım. Madem bir yol var önümüzde. Ve şuna değinmek istiyorum. Siz, ben, çevremiz herkesin ama herkesin bir geçmişi oldu. Acıları oldu. Boğazında kalan düğümleri oldu. İster 20 yaşında, ister 7, ister 40 insan aynı insandır. Ve bazen 7 yaşındaki bir çocuk 40 yaşındaki insandan daha çok şey öğrenebilir. Hayat ona daha farklı muamele yapmış olabilir. Asla karşınızdakinin tecrübelerini hafife almayın.. Sen ne yaşadın ki gibi cümlelerle küçümsemeyin. Sen onun hayatını yaşamadın mı ki bilesin  ? Aile içini, arkadaş çevresini görmedin ki.

Ayrıca ister 40 yaşına gelin ister 80 acılarınız da olacak mutlu günlerinizde olacak. İkisine de iyi ki demenizi tavsiye ederim. Çünkü ben iyi ki bazı şeyleri yaşamışım diyorum. Eğer bu yaşadıklarımı yaşamasaydım. Böyle düşüncelerim olmazdı. Ben olmazdım. Ve siz başınıza her ne gelirse gelsin boşuna değil. Mutsuzluğu tatmasaydık mutlu olmaktan yakınırdık. Öyle bir insan topluluğuyuz.

Sizleri seviyorum.

Şu yazıyı bitirdiğim saati de buraya yazıyorum.  01:01

Reklamlar

4 Yorumlar »

  1. Sonunda google sifremi hatırladım 😉 Seni görmesem bu yazıyı ve diger yazıları 70-80 yaşlarında hayatında bir çok tecrübe yaşamış biri olduğunu düşünürdüm. Birde benim fikrimi ekkeyeyim dedim. İnsanlar mutluluk çıtasını yüksek tutmazsa mutlu olması daha kolay olur hatta mutsuz olmamakda aslında mutluluktur. Yazilarin için teşekkürler.

    Beğen

  2. Yaa bu aldığım en güzel yorumdu ama 😊 Bence sizde bir şeyler karamalısınız çok iyi geliyor gerçekten.. Asıl ben okuduğunuz, zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: