İçeriğe geç
Reklamlar

Tuğkan- Sen Benim

Uzun bir süre sonra yeniden geldim. 🙂

Burası benim evim yuvam, her şeyim. 


Şimdi şöylece bir düşünün. Kalp kırıklığı ? Neye ve kime göre kırık. Hayır amacım acınızı hafifle almak değil. Asla bunu yapmam. Uzak zamanda veya kısa bir zaman içerisinde de olabilir. Kalbiniz kırıldı. Birine, bir konuya, bir olaya. Peki siz ne yaptınız. Gözlerinizi, bilincinizi, zihninizi, duygularınızı kırılan kalbinize yönelttiniz. 4 farklı kavramın bir kavram üzerinde odaklandığını düşünün. Ne oluyor. O kalp kırıklığı geçiyor mu ? Ben söyleyeyim. Daha çok büyüyor. Olduğundan daha çok büyütüyoruz. Evet bunu biz yapıyoruz. Üzerinde durarak. Aynı konuları düşünerek yapıyoruz. Hep aynı olayda takılı kalıyoruz. Peki bu hayatta sadece 1 gün mü var. Yaşadığınız onca anılar onca günler varken neden sadece bir olaya bir kişiye odaklanasınız ki. Neden yaranızı olduğundan fazla büyütesiniz. Bu hayallerde de böyledir. Bir hayal kurarsınız. Hırslanırsınız. Ve düşündükçe büyür bu. Daha çok genişler. Artık varınız yokunuz o olur. Bunu siz istemsizce yapıyorsunuz. Bunu psikolojiniz yapıyor.

Çünkü insan yaşadığı anların farkında olmaz, sabah kalkarsınız yüzünüzü yıkayıp kahvaltı yaparsınız, işe gidersiniz, yolda yürürsünüz. Yolda yürürken neden sadece yolda yürüdüğünüzü düşünmeyip aklınızda 1000 tane düşünceyle dolaşıyoruz. Genelde yalnız kaldığımızda olur bu 🙂 İnsanın kendi kendine konuşmasıdır. Değerlidir. Kim olduğunuzu bulabilmek için gereklidir. Fakat şunu unutmayın. Düşünmeye gerek olmadığını, sadece farkında olduğunuzu bilin. Ne fazla ne eksik. Kitapta diyor ki, siz duygu değilsiniz, siz beden de değilsiniz, düşünceler hiç değilsiniz. Düşünüyorum öyleyse varım 🙂 Hayır siz daha fazla içeridesiniz. Derinlerdesiniz ve oraya kolay kolay kimseyi sokmuyorsunuz. 🙂 Siz düşüncelerin farkında olan, duygularınızı ve hayatı yaşayan kişisiniz. Düşünceler zorda olsa değişir.

Birisine gerçekten çok değer verdiniz. Kendinizden daha çok. Hak edip hak etmemesi, yaşanılanlar konu dışı. Sadece değer verdiniz. Ve o size çok kötü bir şey yaptı. Ağır bir şey. Tabi sevdiğiniz insan olduğu için konduramadınız. Zaman geçti. Hala durup düşündünüz. 4 sene geçti en az 2 hala aklınıza geldiğinde canınız yanıyor. Hala düşünüyorsunuz. Bunun düşünecek neyi kaldı Allah aşkına 🙂 Düşünmeseniz o yokmuş gibi davransanız mesela. Zor tamam bende yaşadım herkes yaşadı, Ama küçük büyük her şey kolaylıkla kapı dışarı atılabilir. Sadece üzerinde daha fazla durmadan 🙂 Kabullenerek. Olan oldu diyerek. Ne ona kötü bir söz söyleyerek ne de kendinize hakaret ederek 🙂 Tamam ilk zamanlar arkasından küfür edebilirsiniz izin veriyorum.. Ama sonrası. Size hapis olmasın bu hayat diye.

Bırakın ne var ne yoksa. Böyle biri vardı artık yok. Tamam yok ama çok güzel şeyler kattı bana. İyi kötü çok şey öğretti diye. Unutmayın size birisi kötülük yapsa bile iyilikle anın. Yoksa döner onun hayatını yaşarsınız, onun yaptığını bir başkasına yaparsınız. Nereden nereye geldik yine. Cümle devam ederken 10 konuya değinmeyi nasıl başarabiliyor aklım almıyor.

Şimdi bu güzel aşk şarkısında bu psikolojik konular oldu mu ki 🙂

Bu arada okuyucularım da düştü hatta hiç kalmadı. Kendim için yazıyorum şuanlık iyi geliyor. Belki o muhteşem sanatçılar gibi dünyadan gittikten sonra keşfediliriz belli mi olur 🙂 

Konuları ”Micheal A. Sınger- Özgür Ruh’ Adındaki kitaptan esinlenerek aldım 🙂 Kendi düşüncelerimi de kattım. Tavsiye edeyim okuyabilirsiniz çok güzel bir psikoloji kitabıdır düşünceleri yönetmekle alakalı ama daha çok bu olayı ispat etmeye çalışıyor 🙂 Zor biraz okuması, anlamak gerekiyor 🙂

Reklamlar

4 Yorumlar »

  1. Bizim gibi okurlara söylenecek pek bir şey bırakmamışsın. Her şey aslında anlattığın kadar basit bunu bizler büyütüyoruz zihinlerimizde. Bir örnek olarakta şöyle ''Müsade ettiğiniz sürece, sizi rahatsız eden şeyler hep olacaktır.'' diyebiliriz. Yazmayı bırakma… Elbet bir okuyan mutlaka çıkar.

    Beğen

  2. İnsanların sorunu unutamamak değil de sanki vazgeçmemek, hani derlerya vazgeçmemek de bir köleliktir biz bu kölelikten kurtulamıyoruz. Oysa ki insan annesinden babasından vazgeçip başka bir aile kurabiliyor. Vazgeçmeyi öğrenmeden cılardan kurtulamayız. En azından benim düşüncem böyle…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: