İçeriğe geç
Reklamlar

İnsan

Uyumadan önce aklımda gezip dolaşan tilkiler beni buraya yönlendirdi.
Yazmayı, uyumaya tercih ederim.

İnsanlara puanlar verdiğimi bilir misiniz ? Ama 1 ila 10 arasında değil bu.
Bu sadece 1 puan.

Davranışları, düşünceleri, sözlerine göre. Bazı insanlar +1 puan alırken, bazıları -1 puan alıyor sürekli. İşin güzel tarafı puanlar bitmiyor bir türlü. Bir çıkıyor bir eksiliyor. Yani sonuç 3 puanı geçen olmadı. Hatta çoğu eksilerde.

İyi kalpten kötü söz çıkar mı hiç ?
Kötü kalpten iyi sözün çıkamadığı gibi.


Yalnızlığa gelelim. İnsanlar, insanların arasında öyle bir yalnızlar ki, amaç sadece bir sohbet değil, oturup herkes çay içer sizinle. Herkes iltifat eder, herkes yorumlar. Herkes konuşur. Konuşur da ne konuştuğunu bilmez.
.

Yalnızlık puanlamaya benziyor birazda. Birisine yüz puanı çakmadan hayatına dahil edemiyorsun.
Kaç kişi var güvendiğiniz ? Saysanıza bi.

Sizin kötü gününüzde yanınızda olanlar, sizi anlayan destek çıkanlar hani neredeler ?

İşte benim çevremdeki insanlar sürekli puan kaybediyor.
Hayat bana gülümsemeyi öğretti.

Sahte gülümsemeyi.

Aceleci değilim bazı konularda. Yüzüne yüzüne vurmaktansa, umursamıyorum. Nede olsa kötü bir insan bile benim hayatıma bir şeyler katıyor. Öğreniyorum..

Her gün burada blog yazdığımın farkında da değilim.
Ama bu iyi bir konu.

Umarım hayat, sizin karşınıza mükemmeli demeyelim de, insan gibi insanları çıkarsın.

Size değer verdikleri gibi incitmekten korkan,
Sizin, yüzünüzden nasıl hissettiğinizi okuyacak kadar tanıyan.
Sizinle hayatının iyi kötü anılarını paylaşan insanlar.
Bu değer vermek demektir.
Birisi size kötü bir gününü anlatıyorsa eğer bu bak ben sana anlatıyorum, seninle paylaşmak acımı dindiriyor demektir. Her insan herkese anlatmaz bunu da bilin.

Akıllı, ve karakterli olmak. Nasıl desem ki şuan dünyada bulunmayan insan türü sayılır.

Akıllılar çakallık peşinde olduğu içindir belki de.    

Reklamlar

10 Yorumlar »

  1. Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil, bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte yani yürekte.Meselâ bir barikatta dövüşerek meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken meselâ denerken damarlarında bir serumu ölmek ayıp olur mu?Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.Seversin dünyayı doludizgin ama o bunun farkında değildir ayrılmak istemezsin dünyadan ama o senden ayrılacak yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı? Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil…#Nazım Hikmet Ran “En sevdiğim şair den en sevdiğim şiiri paylaşmak istedim.”

    Beğen

  2. Bundan yaklaşık 4 sene önceydi birine güvendiğimi sanmıştım garip bi duygu , sonra ne mi oldu; sanmıştım dedim ya insanlara güvenilmiyor, oysa bir dediğini iki etmemişimdir. Belkide bu yüzden işte bilemezsin insanlar nankör.. Onları sevmeyen değer göstermeyen köpek gibi arkasından sürükleyen hakaret eden gururunu ayaklar altına alan tip insanları severler.. Yazık diyelim insanlar akıllanmıyacaklar çünkü diyer hayatlar onlara basit ve sıkıcı gelicek onlar ise bununla yetinmeyecek.Şu sıralar biri var güvenebileceğim belkide güvenmek istediğim, bilemiyorum sanki hep bişey eksik gibi geliyor o eksiği bir türlü bulamıyorum hani diyosun ya kişilere puan veriyorum 100 puanlık biri olmadı diye sanırım bende farkında olmadan bir puanlama sistemi yapıyorum fakat benim puanlama sistemim 0 ve 1 lerden oluşuyor sanırım okudugum bölümü fazla benimsemişim.Biri ya vardır ya yoktur benim için arada kalmışlık kabul edilemez bazı insanlar hep arada kalmış gibi ben sonuç odaklı bakarken onlar olabilir yada olmaya bilir olasılıklı bakıyorlar sanırım bu yüzden sert bir mizacım var.Beni anlayabilecek birini çok isterdim tabi herkes ister kendini anlayacak biri olsun ne diyelim inşallah sizi anlayan sizinle bi hayatı paylaşan iyisiyle kötüsüyle ,güzel insanlar çıkar karşınıza..Hayat okadar güzelki aşkı tatmak gerek ölmeden önce. Güzel insanlar alın yanınıza güzel baksın size güzel gülsün. Hayatı dolu dolu yaşamanız dileğiyle…

    Beğen

  3. Çok güzel bir yazı olmuş bunları benimle paylaşmana mutlu oldum üstü kapalı bile olsa hafifletiyor yazmak o yüzden hergece burdayım. Ve şunuda unutma karşına çıkan her insan; gelen ,giden ,yıkan . Onlar senin şuan ki halinde olabilmen için girdiler hayatına . İyiki demelisin bakmalısın önüne . Belki aşk değil ama en güzel duyguları yaşayabilceğin biri olur hayatında. Benim okuyucularımın kötü biri olma olasılığı yok ki . O yüzden benden daha çok mutlu bir hayat sürmenizi istiyorum. Sağlıcakla kal .👋

    Beğen

  4. İnsanlara güvenmemekte haklı olabilirsin, ama güvenecek birilerini aramamak gerekir. Buldum dersin kaybedersin, bulamadım dersin bir bakarsın yanında, onun için önce kendine güvenmeli insan illaki sırtını dayayacak birini arama hayal kırıklığına uğrarsın. Birde yazında sana derdini anlatan insanlar sadece sana güvendiği için anlatmazlar, bunların çoğu tabiri caizse zehirli insanlardir, zehrini boşaltır bütün enerjini ceker gider, kendi rahatlar ama seni düşünmez. Aslında en çok da bunlardan uzak durmak lazım.

    Beğen

  5. Haklısınız çok fazla takmamak gerek. Bu önceden yazdığım bir yazıydı 😊 o günle bugün aynı değil. Demekki ben bile değişiyorum. Okudum şimdi de bazen çok karamsar olabiliyorum. Yinede düşünceleriniz benim için önemli..

    Beğen

  6. Böyle duygusal bir yazıya mantıksal bir yorum yazmak istemezdim. Ama öğrendiğim gerçekleri paylaşmam gerekir. Bir insanın yaşamındaki en önemli dönem çocukluğudur. Bu dönem içerisinde başta ailesi olmak üzere tüm çevresinin ona karşı sergilediği davranışlar ve kullandığı sözler çocuğun yapısına şekil verir. Örnek olarak, yere düşen çocuk dizini yaralayabilir. Eğer anne hemen koşup yardım etmeye çalışırsa ve olayı büyütürse çocuk güçsüzleşir. Çünkü, sorularını ve sorunlarını diğer insanların çözmesine alışır. Düşmek gibi sınırsız örnek sayılabilir. Avrupa’nın bazı insanları bu durumun bilincine vararak çocuk büyütme yöntemlerini değiştirdi. Ve tek başına bile yaşayabilen güçlü çocuklar yetiştirdiler. Bizim ülkemizde ise durum farklı. Bu nedenle, insanlarımız yalnız kalamıyorlar, dertlerini anlatmak ve sevinçlerini paylaşmak istiyorlar. Yani çocukları büyütürken yaşamın zorluklarla dolu olduğunu öğretecek şekilde yetiştirmek gerekir. Elbette bu durum, insanlar yalnız yaşasın anlamına gelmiyor. Tek başına bile mutlu olabilen, sorunlarını çözebilen yani yaşayabilen insanlar anlamına geliyor. Yine zor bir konu 🙂

    Liked by 1 kişi

  7. Sana özel bölümü yazmayı unutmuşum. Mesela, yalnız kalan insan kendini okumaya verebilir. Düş kurabilme yeteneği yüksekse acısı diner. Öte yandan, senin canını yakan eserler olmuş. Olumsuz değil olumlu tarafından bakabilmek yeterli olurdu. Olumlu bakış açısını daha önceki yorumlarda açıklamaya çalıştım.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: