İçeriğe geç
Reklamlar

Gerek yok düzene

Gerek yok düzene, eksik, yarım seviyorum ben bu hayatı. Yağmuru seviyorum, kahveyi mesela; sade seviyorum. Değişiyorum. Düşüncelerimi değiştiriyorum. Sonsuzlukla alıp veremediğim konular var. Kafaya takmışlığım çok. Artık isteyesim de yok. Az ve öz derler ya. Eşyaları mesela atmak istiyorum. Kıyafetlerimi atmak istiyorum. Düşüncelerimi atmak. 3 5 gün varsa. Ne yapmalı ki?ndeyim dört dörtlük hayat isterken herkes, 8e tamamlama derdindeyim. 8ide severim bu arada. Şiirleri pek değil. Şahsen kitap okuyan daha iyi anlardı beni. Şiir okumakla şiir yazmanın arasında ince bir fark var.. Yazmak benim adım. Sabırsızım bazı konularda. Şiirin sonunu bekleyemem. Ömrümün sonunu da muhakkak merak etmişimdir. Sonlar hep sonlar. Fakat bazı konularda oldukça sabırlıyım. Sinirimi kolay kolay bozamazlar. Tepki göstermem. Ses çıkarmam. Tıpkı dalgasız bir deniz gibi durgunluğum var. Rüzgarsız bahar mı olur ki. Dalgasız deniz, Fırtınasız yağmur. Hasret kalmışım yazmaya, uzun uzun yazanlara da sinir olurum.. Sebebi varmış oysa, erkekler net ve öz’ken, kadınlar derinmiş. Felsefeye giren konularım da var. Bunca insan bu dünyada ne arıyor. Onca yüz onca hayat. Neyse işte bunları şimdi kenara bırakıp iyisimi aşık olalım biz..

-Bunu da işyerimde yazmıştım. Okumuşsunuzdur belki yinede burda kalsın..

Reklamlar

18 Yorumlar »

  1. Sevmeyi sevilmeyi hak eden bi kişiliğe sahipsin, inşallah aradığın aşk hiç ummadığın anda karşına çıkar ve arzuladığın mutluluğu bulursun bu hayatta..

    Beğen

  2. Aşk olunca mutlu olmuyorsun ki. Sen kendini mutlu edemezsen kimse edemez. İlk mutlu olacaksın. Ve aşk öyle süslü bişey ki. Anlasın yeter diyorum. Hayatın kanunu aşk değil. Olmasa da olur yaşıyoruz bak. Tabi sevmekte güzel bir his..

    Beğen

  3. Elbette sevdiğin insanlar var, Ailen, arkadaşların, dostların ama senin birinci Aşkın yazmak olmuş, mutlaka aşık olacaksın sana aşık olanlar da çok olacak olmasına, fakat sana aşık olan kişi ikinci olmayı kabullenmeli eğer illede ben ilk olmak istiyorum diye diretirse bu aşk yürümez. Sen birinci aşkına sıkı sarıl, aşk zaten gelir seni bulur aramakla bulunmaz. Aradığın aşkı bulsan ama yazamazsan ne kadar mutlu olabilirsin? Birde iyi tarafından bakarsak aşksızlık sana kaç yazı yazdırdı 🙂 İnşallah birde kitap yazdıracak aşkı bulursun.

    Beğen

  4. Benim annem babama yazmış 2 şiir kitabı var evimde. Hepsi babama ithafen. Ha okudunmu diye sorarsanız detaylı okumadım hiç. Tüm şiirleri okumadım. Ben de tesadüfi başlamıştım yazmaya. Şiirle ilk. En son buraya geldim. Edebiyat öğretmenim vardı. O sevdirdi. Ona da borçluyum. Sizin yorum yapmanız beni daha çok emin kılıyor bu konuda. Belki de defalarca diretmişimdir yorum yapın diye. Karşılık bekliyor insan. Bu kadar yorum beklemiyordum şahsen. Şans mı desem. Yoksa bu yol açık mı desem bilemedim. Kitap yazmayı öyle anılmayı çok istiyorum. Zor bir süreç. Umarım altından kalkabilirim. Bana inandığınız için çok teşekür ederim..

    Beğen

  5. Yaklaşık bir saat önce bir video izledim şimdi onun üzerine sen yorum yaptın. Video da kullanmadığın yetenekler sana yük olur sana zarar verir diyordu ve devamında insanların yeteneklerini keşfetmesi hakkında konuşuyordu. Şimdi insanların çoğu yeteneğinin ne olduğunu bile keşfedememişken sen bu yeteneğini kullanmazsan sana yük olur ve zarar verir. Bazen gerçekten öyle tesadüf oluyorki bir video yada ilginç güzel sözler okuyorum daha sonra senin bir yazını okuyorum ve hep böyle birbirine bağlantılı oluyor! Belkide ilahi bir işarettir, sende bu işarete uy ve yazmaya başla. Olmadı bir daha dene, olmadı yine çünkü yazmazsan daha da mutsuz olacaksın bir nevi gıdanı yazmaktan alıyor gibisin. Zor bir süreç demişsin EVET ama altından kalkacağından şüphem yok, bu yolda başarılı olmanı diliyor ve dua ediyorum.

    Beğen

  6. “Aşık olmasam bile yaşayabilirim” sözüne katılmıyorum. Kuru ve cansız bir yaşam olur. Kitaplara ve diğer şeylere aşık olabilirsin ama yetmez. Ayrıca, “insan önemli şeyler yaşayınca yaşlanır” demiştin. Aşk, bu önemli şeylerin içinde ilk sırada yer alır. Gerçekten yaşayan bilir. Coşkun duygular arasında mantığını yitirince anlarsın nasıl bir şey olduğunu 🙂

    Beğen

    • Aşk, illa birine duyulan sevgi değil. Aşk gerçek bir aşk asla geçmez. Eksilmez. Kitaplara aşık olan kişiler var. Hatta bir aşk yaşamaktan daha fazla. Kitaplara aşık olmadıysanız bilemezsiniz. Mesela hayatınızın akıyla karşılaştınız diyelim. Oda size yazmayı bırak kitap okuma diyor. Yani kıskanıyor diyelim. Siz o kişiyi siler, ama olduğunuz sizi silmezsiniz. Bazen yazmak ve kitaplar sevdiğiniz kişiden daha üstün olur. Bu yüzden önemli kişiler bir işe girişirken tüm sevdiklerini geride bırakır inandığı yola koşarlar. Ailelerini hiçe sayarlar neden peki bir hiç uğruna mı ? Hayır kendi oldukları kişi uğruna. Yazma aşkı uğruna. Veya yazmanın yerine ne konulursa.. Aşk hayatının merkezine koyduğun neyse odur. Sevgilerimle.

      Beğen

      • Gerçekten aşık olan insanlar eşlerini değiştirmeye çalışmazlar. Olduğu gibi kabullenirler. Aşık olduğunu söyleyip (zararsız olmasına karşın) sevdiğin şeyleri terk etmeni isteyenler seni nesne olarak görenlerdir.
        Ben insanlara aşık olabilirim. Diğerlerini ise severim. Bazılarını çok aşırı severim. Yani tutku olurlar. Müzik ve kitap gibi. Kullandığımız isimler çok önemli değil ama dilbilgisi kuralları var. Bazı insanlar her sözcüğü her şeye kullanmaya başladı. Her şey her yerde oldu 🙂 Neyse, aşk diyorsan aşk olsun 😉

        Liked by 1 kişi

  7. Hani şehirlerin bile bir dili vardır demiştin. Yani her şehir bir kitaptır. Her insan da bir kitaptır. Üstelik canlı bir kitaptır. Sürekli değişir. Böyle düşününce en güzel kitap insan olur. Bazı geliştirilmesi gereken yerleri olabilir. Düzeltirsen sonunda bir şaheser elde etmiş olursun. Aynı durum bizim için de geçerli. Biz de birer kitabız. Kendimizi buldukça düzeliriz. Sonunda birer şaheser oluruz.

    Bu bir uydurma değildi. Mesela, vücut dili vardır. Bir insanı vicüt dilinden okursun. Demek ki içinde bir şeyler yazıyor. Bu gözle bakınca durum değişir. Evet, insanlar, anlaşılması daha zor ama daha derin ve zengin kitaplardır.

    Liked by 1 kişi

    • İnsanın kitap olduğu doğru. Fakat şaheser insan da kitaplar da biraz zor olur. Bir yazar demiş ki, dünyanın en güzel en iyi şiiri henüz hiç yazılmamış olandır. Yani yazmadan bilemezsin. Yaşamadan bilemezsin. Önemli olan şaheser yaratmak değil. Hatalarıyla güzel insanlar. Biz dergimizde imla kurallarını bilerek hatalı yazdık. Bilerek amatör kişiler seçtik. Profesyonel olmak basit. Her insan profesyonelliğin peşinde. Ama kimse halk içinden yazar çıkacağını iyi bir iş yapacağını düşünmez. İyi bir şiir yazan kişi belki hergün gördüğümüz insandır. Belki yanımızdan geçmiştir bilemeyiz. Dünya’nın da eksiği var. Kötüsü iyisi var. İnsanları eskiden sevmezdim. Şimdi seviyorum. Seçiciyim bazılarını daha çok bazılarını daha az. Yinede kitaplarım kadar değerli olamadı hiç kimse. 😊

      Beğen

      • Anlaşılan dilbilgisi didişmesi yaşayacağız 🙂 Üstün ve kalıcı niteliklere sahip olan eserlere “şaheser” denir. Mükemmel olmasına gerek yok. Aslında “başyapıt” sözcüğü daha uyumlu olacaktır. Yani, kendi türündeki eserlerle sıralanınca en başlarda olan. Diğer insanların düşündüklerinden farklı olarak kendi sıralaman da olabilir. Ama çoğu zaman ortak bir görüş oluşuyor. Dostoyevski gibi. İnsanlara gelince. Aynı durum yine geçerli. Bilerek veya bilmeyerek bir sıralaman olur. Üzüldüğünde kimle konuşmak istersin? Eğlenmek isteyince kimi çağırırsın? … İlk aklına gelenler senin başyapıtlarındır. Üstelik, tamamını kendin yapmana gerek yok 😉 Ama mükemmel başyapıt nedir diye soracak olursan bir yanıtım var. Kendi çocuğun! “Kargaya yavrusu şahan gibi görünür”!!!

        Liked by 1 kişi

      • Güzel bir yorum evet size katılıyorum. Bir yandan da katılmıyorum. Benim için şaheser ve başyapıt çok nadir bulunur. Dostoyevski ‘yi herkes seviyor. Bende seviyorum evet. Elif Şafak Türkiye’nin en iyi yqzarlarından biri. Ben en önemli kişileri. Başarılarına başarı katmış kişileri eleştirdim. Eleştiri yönüm çok fazla. Bir kitabı okurken ilk aşkla bakmam, şüpheyle bakarım. Tanımaya çalışırım. Her kitapta ağlarım evet dokunur ama şaheser diyebileceğim bir kitap henüz yok. Bir iki isim var sevdiğim. Hep mantık hataları ararım. Mesela konusu mükemmel olsa bile, anlatılanlar tam anlatılmadığında bir yere varmadığında sevmiyorum ben o kitabı. Kendi yazdıklarımı bile Eleştiriyorum. Sanırım ünlü yazarları eleştiren birinin her insanı sevmesi beklenemez. Ve o kişiden her kitabı okuması da beklenemez. Çünkü bir kitabı sevmezse on sayfasından sonra bırakır kenara.. Düşünce çatışması güzel bir şey. Herkes kendi açısından yorumluyor. Aslında sizin bakış açınız bu konuda farklı benim ki farklı aynı olmak zorunda değil. Ben sizi şimdiden sevdim. Çünkü bildiğinizi devam ettiriyorsunuz. 😊

        Liked by 1 kişi

      • Ayrıca, dergideki dilbilgisi hatalarını bilerek yaptık sözüne de aldanmadım 😉 Çünkü, hazırlanma sürecini biliyorum. Neredeyse her yazıda çeşit çeşit hatalar vardı. Bu durumu düzeltmeniz gerekir. Dergiyi eleştirmeye başlarsam uzun bir liste çıkar 😉 Ama önemli olan hep daha iyisini yapmaya çalışmak. İlk sayıda bir çok sorun olabilir.

        Liked by 1 kişi

      • 😂 Valla bana denen o. Evet yeniyiz ama tam profesyonel olacağını sanmıyorum çünkü ünlü yazarlarımız var ama onlara yer vermiyoruz yazarlarımızı halk arasından seçiyoruz. Herkes yazsın diye. İnsanları cesaretlendirmek adına.

        Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: