İçeriğe geç
Reklamlar

Çocukluğumu Özledim

Özledim be.
Çocukluğumu özledim.
Küçükken de suskundum ben. Ve küçükken de cadıydım. O gülüşlerimi özledim. Sokaklarda yankılanan kahkahalarımı özledim. Bir kaç sene öncesini özledim. Aşık olmayı, birisinin gözlerinde kaybolmayı. O kadar çok özledim ki. Bir kucak dolusu şiir yazmayı. Özledim be eski dostlukları dünyaya sığmayan sevgileri güvenleri. Bir daha olsa bir daha yaşayacağım şeyler var. Gelse affetmemen gereken ama vicdanımın affet dediği dostluklar var. O hiç gelmeyenler hani. Ölsem bir gün. Rahat uyuyabilecek mi kırıp giden bunca insan. Hayaller diyorum yere göğe sığmayan o tatlı tebessümler. Neden bizlerden uzaklar. Neden kalbimizde değiller. İnanç neden sadece küçük şeylerde olur ki. Özledim bana ait olan hayallerimi. Saçma sapan hayaller kurup umutlanırdım. Böyle doya doya yaşayabilmek için. En güzel hayalleri özenle kurdum ben. Sorsanız şimdi. Gücün var mı ki yaşamaya deseniz. Susup kalırım karşınızda. Senelerdir sustuğum gibi yine susarım. Size komik bir anıyı anlatacağım..
Küçükken biraz farkında değiliz hiç bir şeyin. Bende hayatı böyle yuvarlak sanmazdım resim çizerdik ya kağıda. O kağıtta da renkli olurdu her şey ve anne baba daima yanında dururdu arkada dağlar, bulut ve batan güneş, yanda bir ev. Ben işte hayatı hep öyle basit gördüm. Bir resim gibi dümdüz. Dümdüz bir hayatımız var sandım. Amacımız sadece yaşamak sandım. Aslında bugün anlıyorum da farklı bir bakış açısıymış o küçücük aklımla. Bence de hayatın öyle olması gerek. Renkli yaşamak gerek  gökkuşağı gibi rengarenk olmak. Ve basit görmek gerek. Sevdiklerimiz de resimlere çizdiğimiz gibi hep baş ucumuzda olması gerek. Hani üç günlük dünya diyorlar. Şu üç günlük dünyada neden kendinize bir resim çizmiyorsunuz. Yanınızda sevdiklerinizin olduğu bir resim. Çocukluğumu özledim..

Reklamlar

3 Yorumlar »

  1. Çocuklar, anı yaşarken coşku doludur. Ve sınırsız düşleri vardır. En azından şanslı olanları böyledir. “Büyü artık” gibi sözler zehirlidir. İnsan, bir dönemi kapatıp diğer döneme başlamak zorunda değildir. Ekleyerek devam edebilir. Yani zamanı gelince hem çocuk hem de genç olabilir. Ardından hem çocuk, hem genç, hem de yetişkin olabilir. Böyle devam edebilir. Neden insanlar bir kapıyı kapatıp yeni bir kapıyı açmaya çalışır? Bir dostuna gereksiz yere küsüp başka bir dost aramak gibi. Aslında “terk etmeden” sürekli eklemek gerekir. En sonunda hem çocuk, hem genç, hem yetişkin, hem de ihtiyar olmak iyidir. Çünkü, terk etmek kaybetmektir. (Öte yandan, çocukluk döneminde aşılması zor sorunlar yaşayanlar bu dönemlerini ister istemez bilinç altına atarak unuturlar. Ruhsal sorunların yeri değil.)
    Not : Yazılarından esinlenerek kendi yazılarıma şekil veriyorum. Çok verimli oluyor 🙂

    Beğen

    • Çok sevindim buna. aynı bahsettiğiniz gibi, Biz toplum, çok bilmişlik taslıyoruz. Herkes birbirinin kopyası olmak zorunda değil. Bize farklı olanı hep dışlıyoruz. O çocuk zaten gün geldiğinde büyüyecek. Acele ediyoruz. Aşka, hatta insanlar emekliliği gelsin diye acele diyor. Zamanını bilen, yaşayan ve yaşatan yok. Kendilerinin hayatının anını çıkarmıyorlar, üstüne diğerlerine de maydanoz oluyorlar. Hayat bilindiği, sanıldığı gibi değil. Herkese aynı oyunu oynamaz.

      Liked by 1 kişi

  2. Düşünsel konuların içine bilimsel bilgileri eklemekten kaçınırım. Ama yararlı ve açıklayıcı olduğu zamanlar oluyor. Doğadaki (insan da dahil) her canlı kendini kopyalamak ister. Yani çoğalmaya çalışır. Bu nedenle, yetişkin olunca çok yoğun bir şekilde çocuk yapma isteği gelir. Neyse, bu istek sadece kendi soyunu çoğaltmak değildir. İnsanlar, düşüncelerini de yaymak ister. Kendisi gibi düşünen insanlar olsun ister. Ne kadar çok olursa o kadar çok mutlu olur. Ama insan çeşitliliğin zenginlik olduğunu öğrendi. Artık bir ikilem içerisindeyiz. Bedenimizin bir parçası aynen bizim gibi insanlar isterken diğer parçası farklılık istiyor. Zor bir durum. Özetle, sadece kendisi gibi insanların olmasını isteyenler yeterince insan olamamıştır. Hayvan yanları ağır basıyordur. Diğerleri olgunlaşmıştır. Ermişlerin de dediği gibi (hem bireysel, hem toplumsal hem de tarihsel olarak) “ham başlıyoruz, pişiyoruz ve insan oluyoruz” 🙂

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: