İçeriğe geç
Reklamlar

Dünyanın değişmez kuralları


Evgeny Grinko- Valse

Şarkıyla başlayalım, Her yazdıklarımda birer şarkı yayınlayacağım. Ve her yazdıklarımı o şarkı eşliğinde yazacağım. İlki bu olsun istedim. .

1) Öncelikle şu hayat kavramı, Yaşadıkça yaşlandık. Doğarken elimize bir kitap vermediler ki. Nereden bilelim nasıl yaşayacağımızı. İnsan olarak bazı sorunlarımız var. Gördüğümüzü yargılamak gibi mesela. Ne kadar tanıyoruz ki karşımızdaki insanı. Yada onunla kendi  hayatımız bir mi ki nereden bilelim belki biz yanlışız. Her düşünce doğru değildir. Ama realistliği de pek savunan biri değilim. Öyleyse hissettiğimiz gibi yaşayalım. Yanlışlardan bahsedeceğim. Mesela hepinize olmuştur bu. Bir takım şeyler yaşarsınız. Ve çöktükçe çökersiniz dibe. Sonra batıyorum dersiniz. Boğuluyorum. Kendinizi bu hale getiren şey yaşadıklarınız değil ki. Size yaşatanlar değil. Bunu kendinize yapan tek kişi sizsiniz. Acılar yaşarsınız ve bundan sonra hep acı olduğuna inanırsınız. Mutlu olmaya inansanız oda gelecek. Kabullenmeyin. Bulunduğunuz konumu kabul etmeyin, sakın pes etmeyin.

2) İkinci yanlış. İnsan bencillik eder çoğu zaman. Karşındakini çok az düşünür. Nasıl olsa güvenini kaybetti. Bir kez daha almaz hayatına kimseyi. O zamansa şöyle yapın ufaktan selam verin birilerine. Onları hayatınıza almıyorsunuz ki. Muhabbet edin nasılsın diye sorun. Esnaf diyorum hani çok iyi dosttur. Benim şuan bir bakkalcı amcam var. Her akşam giderim konuşuruz genelde ben kendi hayatımı anlatırım. Böyle hafif bir dostluk oluştu aramızda. Bu size komik gelebilir belki. Bende olsam bana da komik gelirdi. Ama içini dökmek o kadar güzel bir şey ki. Karşındaki insan olduktan sonrada daha bir güzel. Fikir alabiliyorsun bazen çaresiz olabiliyorsun. Ben en büyük yardımı tanımadığım insanlardan aldım. O kadar güzel küçük diyaloglar kurdum ki yarın göremeyeceğim insanları sevdim. En kötüsü de ölüp giderlerken benim ruhum duymayacak. Neyse bu bakkalcı amcamın adını bilmiyorum hala yarın muhakkak öğreneceğim. Beni takip ediyorsa ona buradan saygılarımı iletiyorum.

3) Gelelim diğer yanlışlara. Hayatı nasıl yaşayacağınızı tabi ki siz daha iyi bilirsiniz. Ama kabul edin hayatınızda en az bir kez yaşayamıyorum dediğiniz bir an olmuştur. İşte bu noktada tüm duygularınızı, hayallerinizi, umutlarınızı kaybedersiniz. Umut olmadan olmuyor. U’mutlu olmak gerek. Bir gün siyahsa diğer gün muhakkak beyazdır.

4) Hayata karşı savaşımız çoktur ya. Yok hayat şöyle hayat böyle. Zor zanaat yaşıyoruz bu hayatın içinde. Öyleyse sevsenize. O hayatın size anlatmak istedikleri var açın kulağınızı, gözünüzü. Farklı bakmaktan korkmayın. Ve barışın artık şu hayatla o zaman belki oda sizle barışır..

5) Şu insanları da dinlemeyin artık. Biri size değiş diyorsa da değişmesi gereken odur. Bu tür düşüncelere sahip olduğu için. Siz bu halinizle güzelsiniz. Siz yaşantınızdan memnunsanız başkaları da memnun olmak zorunda. Herkesin hayatı kendine öyleyse gözlerini dikmesinler sizin hayatınıza. Bana hep derlerdi ki çocuksu olma. Büyü artık, olgun davran. Keşke çocuksu kalsaydım diyorum. İster istemez hayat değiştiriyor bizi çünkü.

6) Her dakika farklıyız biliyor musunuz. Ve öğrendim ki doğum günlerinde yaş değişmezmiş. Yaş sadece büyük bir şey yaşadığınızda değişir. Acılar tecrübe katar. Güzel günler gençleştirir. Öyleyse şerefe orta yaşlı dönemlere.. Şaka tabi ki ben böyle düşünüyorum diye böyle olmak zorunda değil.

Bu arada 22 ekim doğum günüm. Doğum günü demişken değinmek istemiştim. Bu bölüm sanırım öylesine içimden geçti..

7) Sonra gelelim korkulara. İnsan karanlıktan korkmaz. Sudan, böcekten korkmaz. Ki uğur böceğini eline alabiliyorken. Her gün gece oluyorken. İnsanın en büyük korkusu bilgidir. Cahil kalmak ister insan.  Çünkü bilir değişeceğini. Siz yeni bir şey öğrendiğinizde eski düşünceleriniz aynı mı kalır. Farklı bakmaz mısınız hayata. İşte insan bundan korkar. Hep aynı kalmak ister. Değişmekten o bilgilerin hayatını etkilemesinden eskisi gibi olamamaktan korkar. İnsanlığın genel korkusu diyelim buna da. Söylesenize günümüzde teknoloji çok geliştiği halde eksik kalıyoruz bazı şeylerden. Bazı adamlar bir takım şeylerde bulunuyor biz ise kendi sıradan hayatımızı yaşıyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar diyoruz. Bize ne diyoruz. Belki bilseydik her şeyi yaşayamazdık belki de. Hadi buradan da düşünün.

8) Eksiklikten söz ettim mi hiç. Hayatınızda eksiklik muhakkak olur. Ya aile ya arkadaş, sevgili, okul, iş, para, sağlık hangisi yok şuan hayatınızda saysanıza bir. Hepsinin aynı anda olması zaten büyük bir mucize olur. Eksiklik daima olacak hayatın altın kuralından biridir bu. Siz ne yapıyorsunuz peki. Sorunlarınızın üstünde düşünüp çözmeye çalışıyorsunuz yada bana ne deyip boş verip yaşamaya çalışıyorsunuz. Tabi aklınız kalıyor. Bahsettiğim şu ki eksiklikleri gidermeye çalışmayın. Kaldırın ellerinizi hayata teslim olun. O çok güzel oynar oyununu. Doğru zamanda giderir her şeyi. Yaşayın yaşamasına da. Zevk alarak yaşayın. Geçmişi, yarını değil bugünü. Bununla ilgili bir sürü kitap vardır.

9) Birde diğer bir sorun sanat ve doğa. İnsan özünden o kadar uzaklaştı ki. Günümüzdeki huzursuzluğun depresyonun sebebi bu. En son ne zaman çimlerin kokusunu aldınız Elleriniz toprakta ne zaman gezindi. Ne zaman canınız sıkıldığında bir deniz kıyısına gidip konuştunuz onunla. Veya tiyatro nedir bilir misiniz. En son küçükken okula giderken mi resim çizdiniz. Hanginiz dans eğitimi aldı. Hanginiz aklındaki tüm kitapları okuyabildi. Bir enstrüman çaldınız mı hiç bir piyano, keman, gitar. O kadar uzağız ki bunlara. Sosyal medyada görüldüğü kadarıyla. Ben tamda içinde yaşayın derim ki o huzuru, o hissi hissedin. Bu hep yetiştirmeden kaynaklanıyor. İlkokulda en önemli ders Matematik Türkçe oldu. Resim ve müzik öğretmenim her sene 100 verir geçirirdi. Müzikten kalma şansın yok. Bana kalırsa insan sanatla yaşamalı. Sanatsız insan ruhsuzdur. Tabi ki de Türkçe benim kalbim. Lakin hepsi birbirine bağlantılı. Her ders insanı konu alıyor hayatı alıyor. Ve en güzel dersi de hayat veriyor.

Bu arada yorum yaparsanız eğer sevinirim. Sizin düşünceleriniz her şeyden çok önemli benim için. Yeni başladım hata elbet olacak yaza yaza alışacağım yeni şeyler ortaya koyacağım. Ama bunu hem siz hem kendim için yapıyorum. Siz olmazsanız ben yokum. İyi kötü yorumlarınızı esirgemeyin benden. Tavsiyelerinizi de bekliyorum.

Sizi Seviyorum,

Mutlu Kalın..

Reklamlar

5 Yorumlar »

  1. 1) Bir yazar, bir yandan derinliğini olan eserler üretmeye çalışırken diğer yandan okuyucunun işini kolaylaştırmalıdır.
    Yani akıcı ve anlaşılır yazması gerekir. Bunu başarabilmek için her yazarın kendine özel yöntemleri olabilir. Ben, atasözleri gibi toplumun zaten özümsediği şeyleri kullanmayı severim.
    Örnek olarak, birinci bölüm içinde “Yüreğinizin götürdüğü yere gidin” ifadesini kullanırdım.

    2) İnsan, yaşamı yani kendini, diğer insanları ve Evren’i anlamak ister. Başka bir ifadeyle, insan her şeyi keşfetmek ister. Bazen içine kapanır. O zaman kaşif ruhunun söndüğünü düşünürüz.
    Aslında kendini anlamaya çalışır. Bir sorununu çözmek için çabalar. Falan yapar. Çünkü, “insan, anladıkça yaşama coşkusu artar ve rahatlar”.

    6) “Yaş sadece büyük bir şey yaşadığınızda değişir” sözüne vuruldum 🙂

    7) Bahsettiğin durum beynimizin çalışma yapısıyla ilgili. İnsan, kendini sever. Yani kendi(ailesi+düşüncesi+ülkesi+bilgisi+…)ni sever. Bu nedenle, değişmek ve dönüşmek istemez. Yaşamı “bütünüyle seven” insanlar kolayca dönüşebilir.

    Hem bunları hem de diğerlerini zevkle okudum 🙂

    Beğen

  2. Bazen duygularım başa geçiyor. Detaylara inmeden akışına bırakarak yaşıyorum. Bazen düşüncelerim yönetici oluyor. Detaylara odaklanmaya başlıyorum. Şu anda düşünceler önde gidiyor. Ama duygular hızlanmaya başladı 🙂

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: